''If you want the rainbow, you have to deal with the rain''
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

31 Temmuz 2015 Cuma

Song of the Week / Haftanın Şarkısı (33)

Hiçbir sebebim yokken, sadece beynim sıcaklardan eridiği için postu perşembe girmeyi unuttum, hepsi bu... 
Oralarda biryerlerde ilgilenen varsa özür dilerim ^^

Bu hafta nedense eskilere çok daldım. Eski derken trot kadar değil tabi, kendimce eski ^^

Eeeeen popülerlerden bir EXO-Mama gelsin mi ozaman???



Bu şarkının klibi bir film tadında, gerçekten bir başyapıt. Umarım ingilizce anlarsınız çünkü çok enteresan.
Şarkı da insanı, sanki Illuminati tadında esrarengiz bir örgütün üyesiymiş gibi heyecanlandırıp mistik bir havaya sokuyor.
Sanırım benzer coşku bir de Super Junior'un Superman'inde vardı.

Neyse, keyifle izleyin, dinleyin efendimmmmmm ^^

28 Temmuz 2015 Salı

İzledim: Ex Girlfriend Club

Running Man aşkımın bana izlettiği bir dizi Ex Girlfriend Club.


Batmak üzere olan bir yapım şirketinde çalışan Kim Soo Jin'in, şirketin yeni filmi için birlikte çalışmak zorunda olduğu yazar eski sevgilisi Bang Myung Soo çıkar. Eski sevgilisiyle uğraşması yetmezmiş gibi bir de eski sevgilisinin eski sevgilileriyle uğraşmak zorunda kalır ^^


Diziyi izleme yegane sebebim Song Hyo Jin. Evet Emergency Couple en sevdiğim dizilerden birisi olmuştu ama açıkçası Song Hyo Jinin konuşma tarzı ve ablak suratı pek bana hitap etmediği için onun için bir dizi izlemeyi düşünmemiştim. 

Sonra Ex Girlfriend Club çıktığında, güzel yorumlara rağmen dizinin 16 bölümden 12 bölüme düşürülmesi 'asla vaktimi harcamam' diye düşündürtmüştü. Taa ki bir süre önce Running Man manyağı olup 257 bölümünü çoktaaan yarılayana kadar...

Artık Running Man, Running Man üyeleri ve Monday Couple(izleyenler bilir), hayatımın odak noktası^^


Herhalde artık sevdiğimdendir, bu dizide Song Hyo Jin ve oynadığı karakter Kim Soo Jin çok tatlıydı bence. Ekstra sabırlı, ekstra geniş ve oldukça gurursuz olduğunu düşünsem de sevimliydi ^^


Bang Myung Soo'yu canlandıran Byun Yo Han'ı ilk defa izliyorum, çok beğendim. Karizmatik, seksi diyeceğimiz sınıfa değil de; sempatik, şeytan tüyü var diyeceğimiz sınıfa giriyor. 

Onun da karakter olarak genişliğine açıkçası ağzım açık kaldı. Yuh ben kardeşim dedim çoğunlukla...


İlk birkaç bölümde çift olarak hiç yakışmayacaklarını düşünsem de zaman geçtikçe çok ama çok yakıştırdım. Özellikle flashback sahneleri beni benden aldı. 

Ama her an 'ahh keşke bu diziyi Gary ile çekiyo olsaydı' diye düşündüm (Running Man manyaklığı)


Castingin şahane yapıldığını, her bir eski kız arkadaşın kendi çapında aşırı başarılı birer manyak olduğunu düşünüyorum ^^


Son olarak, şahane karakteriyle 'ulan ben olsam acaba bunu mu seçerdim' diye düşündürten, başroldeki kıza aşık 2. erkek, Choi Ji Hoon rolüyle Jo Jung Chi. Yan rollerde görmeye alışkın olduğumuz bir yüz...


Ben diziyi genel olarak sevdim. Hiç sıkmadan aktı gitti. Ama 16 bölüm olsaymış muhtemelen gerçekten sıkıcı olurmuş çünkü dizide pek bir hikaye yok... Sadece bireyler arasındaki ilişki anlatılıyor ki bu haliyle bile pek çok kişinin zevkine hitap etmeyeceğini düşünüyorum.


Ciddi spoiler!

Dizinin sonunda mutlu olan çiftimzin hala eski kız arkadaşlarla sıkık görüşmesi ve hatta mutlu mesut bir arkadaş grubu oluşturmuşçasına hayatlarına devam etmeleri bence biraz abartı ve genişliğin son noktasıydı.

Ben sevgilimin eski kız arkadaşlarıyla durum her ne olursa olsun , görüşmeye devam etmesine bir de üstüne kendim o gruba dahil olup hiçbirşey yokmuş gibi içip eğlenmeye rüyamda bile görsem inanamam ^^

Bilmem siz ne dersiniz? Böyle bir ilişkiye devam edebilir misiniz? 
Kendinize iyi bakın... Sevgilinize de ^^

25 Temmuz 2015 Cumartesi

Kim Woo Bin-Shin Min Ah İlişkisi: Ulusal Yas İlan Ediyorum, Biline!

Benim Woo Bin aşkımı bilmeyen var mı??? Herkes bi kenara otursun şöyle bakiyim! Kimse adamın adını bilmez, yan rollerde anca yüzünü görünce şöööyle bi anımsarken daha ben aşıktım ona!

Heirs meirs yokken aşıktım olum ben ona!!! Onu ben var ettim!! (yok artık)

Ama ciddiyim... Çok ciddiyim bu kara sevda konusunda. Kaşına gözüne, sesine, konuşmasındaki o patlayan 'S' lerine aşığım.

İçimdeki ergeni fışkırtan insan.


Peki bu ne???



Allah aşkına bu ne!!! 



Giordano reklamlarını gördüğümde içimdeki kıskançlık aleviyle birlikte, 'ayy çok tatlı bir çift olmuşlar <3' diye düşünmüştüm. 

Salak ben! Hep saflıktan kaybediyorum! Al sana tatlı reklam çifti! 


Ajansları birlikte olduklarını açıkladı bile, şubattan beri bi fingirdeşme durumu varmış zaten. Aceleniz ne acaba? Durun belki ayrılcaklar, hayır erkenden bizi üzmenin amacı ne??? 

Neyse şaka bir yana Kim Woo Bin gerçekten en sevdiğim en en en bi sevdiğim! Ama tabii ki kedileriyle yaşayıp yaşlı ve yalnız bir adam olarak ölmesi için dua etmiyorsam birisiyle birlikte olacağı güne de hazır olmalıydım değil mi? 


Onun yanında göreceğim herkesten nefret edeceğimi düşünürsek Shin Min Ah en azından sevimli ve gerçekten sevdiğim aktrislerden bir tanesi olarak kötünün iyisi şeklinde onun yanına az da olsa yakışıyor.

Woo Bin'den büyük olduğunu biliyorum, ama yaşın pek önemi yok sanırım. Yakışıyolar da yani şimdi Allah var yukarda. Madem benim olamıyor, abuk subuk bir Kpop idolüne gideceğine Shin Min Ah'a gitsin ^^

Mutluluklar aşkım <3 Seni bekliyorum ben burada yine de ^^

23 Temmuz 2015 Perşembe

Haftanın Şarkısı / Song of the Week (32)

Son zamanlarda ritmi ve dansıyla Kore'yi kasıp kavuran bir şarkı var. Açıkçası bana klibi falan bi garip gelmişti, şarkıyı da çok beğenmeyip izlememiştim.

Sonralarda Running Man de deli gibi çalmaya başlayınca kulağım alıştı, alıştı şimdi kendi kendime mırıldanır oldum.

Bu hafta defalarca dinledim bu şarkıyı. 

Buyrun efendim, kulaklarda çınlanan melodisiyle EXID-Up and Down


Klibi çok renkli görünse de alt metinde sayısız erotik mesaj olduğunu düşündürdü bana. Yok eğer sırf bana öyle geldiyse benim içim cidden fesatmış ^^

Bir de ayna karşısındaki dans koreografilerini koymak istedim zira cidden beğendim. Burun gözünüz fıstık gibi hatunların dansını görsün efendim ^^


22 Temmuz 2015 Çarşamba

İzledim: My Unfortunate Boyfriend

Bu aralar Running Men izlemeye öyle kaptırdım ki ne başka bir dizi ne de film izledim. Dolayısıyla yazacak pek de birşeyim olmadı =( Eskileri de yazmak istemedim, fikirlerimi sıcağı sıcağına aktarmayı seviyorum.

Neyse sonunda listemde uzuuun zamandır bekleyen bir diziyi sildim süpürdüm ^^


Hayatını istediği gibi özgürce ve umursamadan yaşayan, aşktan anlamayan bir adamla; hayatının değerini iş dünyasındaki başarısıyla ölçen, amacının herkesin onun hayatını kıskanması olan materyalist bir kızın aşk hikayesini izledik.


Beni azcık takip edenler No Min Woo'yu çok sevdiğimi bilir. Çok yakından takip ederim. Ah bir de azcık daha yapılı olsa, tadından yenmez ^^ Ama çok zayıf yahu :/

No Min Woo  bile bu diziyi eleştirmeme engel olamayacak malesef...

Yoon Tae Woo karakteri naifliği ve temiz kalbiyle beni benden aldı. O kadar sevdim ki anlatamam... Ama gerçek hayatta pek de aşık olunabilecek bir tip olduğunu düşünmüyorum. Aşırı saflığı odukça zorluk çıkarıcı. Ayrıca algı zayıflığının da normalden fazla olduğunu, Good Doctor'daki karakterle benzer olduğunu düşündüm.

Buyrun size karakter analizi hahahaha


Yang Jin Sung'un oynadığı Yoo Ji Na karakteri... Hani bazen dizilerde bi karakteri baştan hiç sevemezsiniz ama dizi ilerledikçe alışır, sevmeye başlarsınız yaa. Hah! İşte bu karakterde hiç o olmadı!!! Baştan sona hiç sevemedim, hiç alışamadım. Hiç hiç hiç....

Helal olsun resmen 2 erkeği parmağında oynattı, bir gün birine gitti diğer gün diğerine, bir gün birini öptü diğer gün diğerini... Aklım almadı, anlaşılır ve sempatik bir yanını bulamadım, empati de yapamadım. SEVMEDİM!!!


Çift olarak da sevmedim, yakışmıyolardı. Kimya da 0! No Min Woo kendi olarak da karakterleriyle de daha iyilerine layık ^^


Gelelim 2. kız ve oğlana. İkinci kızın sadakatine hayran kalmakla beraber, ikinci oğlan dizide gerçekten kimi sevdi ben anlamadım. Başroldeki kızı sevdi de mecburen mi bununla oldu, yoksa hep bunu seviyodu da başroldeki kızı kandırmaya mı çalıştı... Muallak...


Son yorumlarımı yaparken bu dursun burda ^^

Bence dizinin en büyük eksiği yan karakterlerin akıbetiyle ilgili bir bilgi vermemiş olması. Tae Woon ve Ji Na'nın arkadaşları birbirine aşık olmuştu, onlara noldu? Tae Woon'un yanında seçmelere hazırlanan bi kız çocuğu vardı, bi gitti bi geldi. O kız ne ayak? Ji Na'nın ofisindeki tiplere noldu? Bunlarla ilgili bikaç dakikalık bir son sahne çekilebilirmiş. Ortada kaldılar.

Son olarak bence dizi çok ağır ilerledi. Öyle dramatik ve büyük bir olay yoktu, 16 bölümlük hikaye birkaç bölüme sığacak kadar kısaydı bence. Dolayısıyla yer yer sıkıldım.

No Min Woo'yu görmediğim yerlerde mesela ^^

Demem o ki, benim gibi bir Min Woo sever değilseniz boşverin izlemeyin beahh! Valla!

19 Temmuz 2015 Pazar

İzledim: The Producers

Bayram dolayısıyla ara verdiğim habersiz ve anlamsız araya, Kdrama camiasındaki önemli bir dizinin yorumuyla bir son veriyorum.

Karşınızda:
The Porducers

Büyük ümitlerle başladığım bir dizi nasıl böyle büyük bir hüsranla bitti ben de anlamadım, anlayamadım...

Bu diziye tek kelimeyle hayal kırıklığı demek istiyorum.


Dizi, KBS'de eğlence programları departmanında çalışan birkaç kişinin programları çekip yayınlama çabası arasındaki bireysel ilişkilerini anlatıyor.

Bana kalırsa hiçbir şey anlatmıyor. Konu yok, olay akışı/örgüsü yok. Ne desem ne yazsam 
bilemedim.


En sevdiğim aktrislerden birisi olan Gong Hyo Jin, her projesi istisnasız güzel olan Gong Hyo Jin bu dizide sanki It's Ok, That's Love daki kadının aynısıydı. Gong Hyo Jin sanki hep aynı karakteri canlandırıyor gibi bu aralar, sıkıldım ondan.



Kim Soo Hyun'un burdaki oyunculuğu bence çok gelişmişti. My Love From Another Star'daki donu tutuk adam değildi. Ama malesef karakter var mıydı yok muydu, Soo Hyun olmasaydı da başkası olsaydı ne farkederdi bilemedim. Zira bence çok etkisiz v önemsizdi karakteri.

Fotoya bakıp aldanmayın, bi ilişki-aşk-romantizm söz konusu falan değil.


IU'nun karakteri de oldukça ezik ve etkisizdi. Ama Pretty Man'deki karakterin 180 derece tersi bir karakter canlandırarak oyunculuğunu patlatmış diyebilirim.


Sevdiğim tek karakter, bence asıl başrol olan Cha Tae Hyun oldu. Kendisini daha önce başka bir yerde izlediğimi hatırlamıyorum ve çooook sevdim. Çok doğal. Klasik 'çok yakışıklı' başrollerin dışında ve aşırı sempatik bir adam bence.


Bana göre dizinin tek güzel yanı ve bana olan sürprizi Kim Jong Kook oldu. Sıkı bir Running Man takipçisi olarak her üyeyi ayrı ayrı çok seviyorum. Onu burda görünce bir türlü ısınamadığım, yabancı hissettiğim bir mekanda birden tanıdığım bir dostumla karşılaşmış gibi hissettim ^^

Gerçekten de en sevimli karakter ve sahneler onundu bence.


Dizinin sonunda da ne olduğunu anlamadım. Kim kimle oldu, kim mutlu kim mutsuz... 
En standart Kore dizileri bile minimum 16 bölümde biterken bunun 1 bölümde bitmesine şaşırmıştım. Kendilerini daha fazla rezil etmek istememişler demek ^^

the producers korean drama ile ilgili görsel sonucu

Sen  bu kadar mükemmel adamı al, bir diziye koy sonra o dizi berbat olsun... Bence bu daha zor ve büyük bir başarı. Çünkü bu adamlar bir masada oturup sohbet bile etseler daha güzel olur, daha eğlenceli olur ve tutardı bence, senaryoya ne hacet...

14 Temmuz 2015 Salı

İzledim: The Girl Who Sees Smells


Yine çok güzel bir dizi var menümüzde... 
Hem senaryonun enteresanlığına, hem diziyle ilgili yorumlara hem de tabii ki Park Yoo Chun'un cazibesine kapılarak izledim ^^


Kız ardeşinin faili meçhul cinayetini çözmek için polis olan Choi Mu Gak, cinayet masasına kabul edilmek için uğraşırken kokuları gördüğünü iddia eden Oh Cho Rim'le tanışır. Cho Rim'e komedi skecinde yardım etmesine karşılık, cinayet davasını çözerken yardım alma konusunda anlaşma yaparlar. Bu sırada birbirlerine aşık olurken, geçmişlerindeki kesişen yolları da fark edeceklerdir.


Oh Cho Rim rolünde Shin Se Kyung... Tamam saçlarının arasında sakladığı armut gibi bir suratı olabilir. Ama kıza bayıldım. Çok tatlı bir kız. Oyunculuğu da çok doğaldı.

Cho Rim karakteri de hayatındaki bütün berbatlıklara rağmen gülümsemeyi ihmal etmeyen, enerji dolu, sevgi fışkırtan bir kız. 


Park Yoo Chun, Choi Mu Gak rolündeydi. Yoo Chun bu diziyi izleme sebeplerimdendi elbette ama kabul etmeliyim ki adam çok yakışıklı değil. İnsanın içini gıcıklayan bir sempatikliği var ve bunu nasıl yapıyor aklım almıyor ^^


Mu Gak sanki bir karakter değil de Yoo Chun'un kendisi gibi hissettirdi ^^ Çok doğaldı. Ama komedi skecinde yaptığı bir rol vardı ki.... İzlemeyen anlayamaz ^^ Gerçekten kahkahalarla güldüm. Mutlaka ama mutlaka o ses tonunu, ağız yamultuşunu görmeniz lazım.


Ayrı ayrı ne kadar sempatiklerse, çift olarak da bir o kadar sempatiklerdi. 


Birlikte oldukları her sahne 4 gözle, keyifle ve bitmesiiiiin diyerek izlendi bence. 


Başka dizileri izlerken, en sevdiğimiz çiftlerde 'yaa kız neden öyle yaptı, off oğlan çok gıcık' derken bu dizide hiç öyle şeyler yoktu. Çok ama çok mükemmel bir çiftti bence ^^


Son olarak kötü adamdan bahsetmek istiyorum. Kwon Jae Hee rolünde Namgung Min. Namgung Min ne iyi adam rolünde ne de kötü adam rolünde nedense pek sevebildiğim bir oyuncu olamadı henüz...

Jae Hee... Aman allahım! Psikopatların önde gideni!!! Son ana kadar bu adamın kafasında dolanan tilkileri anlamaya çalışmak diziye 10 kat heyecan kattı bence. Uzun zamandır gördüğüm en büyük psikopatlardan bu adam! İnanamadım ya...


Uzun lafın kısası, dizi kesinlikle romantik komedi severlerin izlemesi gereken, son zamanların en sempatik-samimi yapımlarından. 

Yoo Chun'u şekilden şekle girerken izlemek de cabası ^^


10 Temmuz 2015 Cuma

Haftanın Şarkısı / Song of the Week (31)

Bu postları okuyan pek birileri yok biliyorum, ama ben yine de disiplinimi bozmak istemiyorum.
Dünkü gecikmeden dolayı özür dileyerek şarkıyı bugün yazıyorum ^^

Aslında herkes biliyordur sanırım. Bigbang Made D dolayısıyla geçen hafta ilk şarkıyı vermiştim, bugün de sıra ikincide...

Klibi çıkar sanmıştım ama olmadı...
Cidden uzun zamandır çıkardıkları en duygusal şarkı sanırım bu.
Buyrun efendim, Bigbang- If You



Gerçekten insanın bi ağlayası geliyo dinlerken dimi...

9 Temmuz 2015 Perşembe

Daisy: Geç Kalınmış Bir Hikaye

  
Uzuuunca bir süre Hye Young'u uzaktan takip edip sadece papatya göndererek aşkını kendi içinde yaşayan bir seri katil olan Park Yi sevdiği kadını birden bire ortaya çıkan İnterpol ajanı Jeong Woo'ya kaptırır ve herşey karışır.

Şimdi kukiler, ben epeydir koyu bi Jung Woo Sung severimdir aslında. Yani izlemediğim dizisi filmi çok azdır. E peki diyeceksiniz ki bu kadar meşhur Daisy neden bu güne kadar izlenmedi. Açıkçası ben bu filmin posterine bi türlü ısınamadım. Evet saçma ama tek sebebim bu. Bugün de izlemiş olmamın tek sebebi izleyecek güzel bi film bulamamış olmam. Ama iyiki de bulamamışım ^^

Filmin asıl ilerleyen konusu falan pek ilgimi çekmedi aslında. Ama en başlarda Park Yi'nin Hye Young'u takip ederken yaptıkları, daha sonralarda film izleyerek dudak okumayı öğrenişi falan beni inanılmaz etkiledi. E bi de karakteri oynayan kişi Woo Sung olunca daha da etkilendim. Sonuç olarak tavsiye ederim çok güzel bir filmmiş Daisy.

Gerçekten çok film izledim ve geriye pek bişey kalmadı malesef. En beğendiğim filmlerin yorumlarını da inşallah bir gün yapabilirim. Peki siz kukiler? Bana tavsiye edeceğiniz film varsa çok sevinirim ciddi bi kıtlık yaşıyorum burda sonuçta ^^

Görüşürüüüüüüüzz ^_^

7 Temmuz 2015 Salı

Heaven's Postman: Bazı Melekler Kaderimizdir Belki...

Bu da eski bir posttu, bilginize....

Mükemmel bir filmi getiriyorum huzurunuza: Heaven's Postman.

 

İnsanların, ölen sevdiklerine yazdıkları mektupları iletmekle görevli olan bir melekle, onunla şans eseri tanışan ve ölmüş sevgilisine mektup göndermek isteyen bir kızın zamanla birbirlerine aşık olmasını izliyoruz bu filmde.

Filmin konusu çok güzel olduğundan hiç spoiler veresim gelmedi, plot yeterli bence.

 
En sevdiğim JYJ üyesi olan Kim Jaejoong u paçalarından karizma akan, cool mu cool bir postacı melek olarak görüyoruz bu filmde. 

 
Film başta bir yavaş ilerliyormuş gibi geliyor.
 

Sonra birden konu açılıyor, aşk tomurcuklanıyor ve gizemle çözülmeye başlıyor.

 
En sonunda ise kendinizi ümitsizce gelecek mutsuz sona hazırlıyorsunuz. Çünkü hikaye öyle yönlendiriyor.
Sonra bamm!!!
Birden bir sahne veeee hayır hala ümit var diyor film =))
Ayy amma kaptırmışım kendimi =)

Film çok güzel. Hele ki Jaejoong seviyorsanız mutlaka izlemelisiniz.
(Pardon da Jaejoong sevilmez mi allaşkına?!?)

Yeni yılda ilk filminiz melekli bir aşk hikayesi olsun kukiler.
Kendinize bir iyilik yapın, meleklere ve aşka inanın!

Görüşürüz...
Melly.

2 Temmuz 2015 Perşembe

Haftanın Şarkısı / Song of the Week (30)

Evet!!! Sabrettim ve sonunda geldi!!!

Bigbang diyorum tabiiki de...

Yeni şarkılar diyorum!!!

Önceliği klibi çıktığı için Sober'a veriyorum.

Bi adamların şapşikliğine bakın! Sevmeyeyim de ne yapayım bu adamları!

Bigbang-Sober



Söylemeliyim ki bu klibin starı G Dragon olmuş! Mükemmel adam!

Ama Taeyang'ın saçları <3 Ben

Seviyorum olum sizi!!!! Gelsenize bi buraya lan!

1 Temmuz 2015 Çarşamba

Innocent Steps

 

Moon Geun Young? Bildiniz mi bu kızı? Bir insanın çektiği her film, her dizi güzel mi olur? Her senaryo böyle itinayla mı seçilir? Gerçekten başarılı!

 
Filmde bin bir hile yüzünden danstan uzak kalmış bir dansçı yeni yarışmalarda kendisine eş olması için Çin'den bir dansçı getirtir. Ama kızımızın Kore'de kalabilmesi için evlenmeleri gerekir. Evlendikten hemen sonra adam, beklediği asıl dansçının evlendiği kız değil ablası olduğunu öğrenir. Her şey için çok geç olduğundan tek yapabileceği dans geçmişi olan bu kızı çalıştırmak ve yarışmaya hazırlamaktır.

 
Bu iki dansçının sahte evlilik hayatını, birlikte yaşamalarını ve aynı zamanda dans yarışmasına hazırlanmalarını eğlenceli bi şekilde izliyoruz.

 
Şimdi Moon Geun Young a bu kadar iltifat ettim. Her filmi bilmemne falan dedim. Peki bu film??? Açıkçası bu filmi pek beğenmedim. Yani sırf olmuş olsun diye olumsuzluklar koymuşlar sanki filme. Sırf ayrı kalsınlar diye uydurma ayrılıklar var. 

 
Kızın Çin'den getirtilip sahte evlilik yaptığını öğrenen kötü kalpli başka bir dansçı türlü tehditle kızla adamı ayırıp kızı kendi eşi yapar. Kız eli mecbur, Çin'e dönmemek için zorla mutsuz bi şekilde adamla dans eder. Bu arada bizim adamı dövüp sakat bırakarak dans hayatını tamamen bitirirler ama kız hala dans eder kötü adamla. Sonra zavallı adam uzaktan sakat sakat izlerken kız kötü adamla yarışmaya katılır mutlu mesut, yani hala danseder. Sonra birden bire "ben daha dans edemeyeceğim senle, gidiyorum ben Çin'e" deyip bırakır. Nasıl yani?!?! Ablacım madem bu kadar kolaydı neden bırakmadın baştan. Bunca yarışma bilmemne, bayaa keyfin için yapmışsın. Hadi onu da geçtim, Çin'e gitmeden, bizim adamın da kendini sevdiğini anlayıp ona gider. Bunlar sarılırlar ve film biter. Tekrar nasıl yani???? E madem siz böyle rahat birleşebiliyordunuz biz ne diye izledik bu kadar dramı, bunca kötülüğü, ayrılığı??? Neticede cidddden anlamadım filmi. Anlayan varsa anlatsın lütfen. 

 
Yalnız oyunculuklar, hele ki dans sahneleri inanılmaz güzel!!! Yani gerçekten inanılmaz güzel. Pek araştırmadım ikisi film için mi çalışmışlar yoksa dans geçmişleri var mı diye ama sanki profesyonel gibilerdi. Çok beğendim.

 
Siz izlediniz mi kukiler? Ne düşündünüz filmle ilgili? Ben mi yanlış anladım acaba? O kadar mantıksızlık yok muydu??

Kendinize iyi bakın.
Gözüşürüzzzzzz...