''If you want the rainbow, you have to deal with the rain''
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

27 Ağustos 2015 Perşembe

Haftanın Şarkısı / Song of the Week (36)

Diziyi hiç beğenmemiş olabilirim ama konusu içerisinde bir müzik grubu barındırdığı için kulağa hoş gelen şarkılar vardı açıkçası.

Evet bahsettiğim dizi Orange Marmelade.

Güzel bir gençlik şarkısı paylaşıyorum diziden, fresh, insanı iyi hissettiren cinsten.

Dream With a Twist



Bu arada bu videoyu izlerken ay ne kadar sevimli, neşeli bir diziymiş diye düşünebilirsiniz. Ama yok öyle değil o, güvenin bana siz...

İzlemeyin, dinleyin bence ^^

25 Ağustos 2015 Salı

İzledim: Orange Marmalade


Vampirlerin bilindiği bir dünyada vampir olduğunu gizleyerek liseye gitmeye çalışan bir genç kızla vampirlerden nefret eden bir çocuk arasındaki aşk...


En sevdiğim vampir teması ve bayıldığım CNBLUE üyesi Lee Jong Hyun izletti bana bu diziyi. Aslında dizi bitti sanıp 2 bölüm izledikten sonra dizinin bitmemiş olduğunu öğrendim ve diziyi bıraktım. Bu arada dizinin bitmesini beklerken kötü yorumlar internette dolaştı, dizi 16 bölümden 12 bölüme düşürüldü. Ama ben vazgeçmedim.

Hay benim aklıma!


Lee Jong Hyun 2. adam. Her zamanki gibi sevgisiz büyümüş, asi, sorunları olan, bad boy imajlı ikinci adam aşkı hastalığına kapıldım. Evet Jong Hyun'u çok seviyorum ama  olmasaydı da bu karaktere aşık olurdum. Tam tipim!


Ahanda başroller! Bahsedesim hiç yok. Daha soğuk daha anlamsız insanlar bulunamaz mıymış, bulunamazmış heralde. Hiç sevmedim.


Dizinin ilk 2 bölümünü izlerken çok sevinmiştim, enerji dolu güzel bir gençlik dizisi izleyeceğim diye. Dizinin atmosferi ferah ve neşeliydi. Sonra ara verdim, 3. bölümden bir başladım ki... Olanlar oldu.


Önce diziyi izlenir yapan tek karakter 4. bölüm civarlarında öldü, sonra hafıza kayıpları, birden bire anlamadığım bir şekilde Joseon dönemine geçip anlam veremediğim olayların olduğu bölümler, sonra geleceğe dönüş, cezalar, ölülerin dirilmesi... Tam her şey daha saçma sapan olamaz derken geçmiş hayatını hatırlayan bir insan...


Gerçekten! Her şey daha saçma sapan olabilir miydi? 

Malesef üst üste sevmediğim diziler denk geldi. Bence bu diziyi asla ama asla izlemeyin. Dizinin tek güzel yanı CNBLUE Lee Jong Hyun'du. Ama o da bayaa bi güzeldi^^

Son olarak diziye ismini veren Orange Marmalade yani Portakal Marmeladı'nın anlamından bahsetmek istiyorum.

''Portakal yerken genelde kabuğunu yemeden atarız. Ama portakal marmeladı yapılırken portakal kabuğu her zaman küçük parçalara kesildikten sonra kullanılır. Böylece marmelada gevrek, tatlı ve ekşi bir tat verir diyorlar. Kaderinde çöpe atılmak olan portakal kabuğu bile portakal marmeladı tadının doğru olması için mutlaka gereklidir. Sırf farklı olduğunuz ve sevilmediğiniz için bir kenara atılmayacaksınız.''

20 Ağustos 2015 Perşembe

Haftanın Şarkısı / Song of the Week (35)

Şarkının çıkışının üstünden bilmem kaç gün geçmiş, ben 1 haftalık  gecikmem yüzünden anca şimdi yazıoyurm.

Kimsenin umrunda olduğundan değil, ama benim umrumda. Hem gereksiz sorumluluk bilincim hem de Bgbang aşkım bu durumdan utanmama sebep oldu.

Neyse. MADE'in E'si ve son şarkı. Artık bitti...

Şarkı kesinlikle benim tarzım değil. Ama Bigbang diye bikaç zibilyon kere dinledim ve artık çok seviyorum, yani gün içinde devamlı Zutter mırıldanan bir kız var evin içinde.

Neden TOP ve G Dragon? 
Neden olmasın?
Bal gibi olmuş tadından da yenmiyor.

Klibin muhteşemliğinden bahsetmek istemiyorum zira aşırı esprili ve komik. Hele ki benim gibi adamlara dibiniz düşüyorsa tüm klibi yüzünüzde aptal bi sırıtışla izliyorsunuz^^

Aaaaa tipe baak. Aaa TOP ne yaptııı. Ayyyy G Dragon çok tatlıııı. Ayyy birlikte çok sevimliler şu sahneye baaaak...
Şeklinde..

Neyse efendim uzuun uzadıya yazdım. Şimdi buyrunuz:

Bigbang - Zutter


19 Ağustos 2015 Çarşamba

İzledim: High Society

Yazı yazmadan uzun bir ara verdim. En azından kendimce uzun. Kusura bakmayın. Ama sezonun önemli dizilerinden birisinin yorumuyla dönüyorum sahalara ^^


Zengin ailenin kızı olan Jang Yoon Ha kimliğini saklayarak bir markette par-time olarak çalışır ve oranın müdürüne aşık olur. Müdür Choi Joon Ki ise hayatını zenginleri uzaktan izleyerek geçirmiş ve yükselmeyi kafaya koymuş hırslı bir adamdır. İkisi arasındaki aşk nasıl ilerler onu izliyoruz.


Diziye tamamen Sung Joon hatrına başladım. Sesi, cool tavırları beni ezelden beri acayip etkilemiştir. Ama burada sevmedim, sevemedim. Fakirlik, sınıf farklılığı ile egolarına yenik düşerek kompleks yapan, bunu her daim içinde tutup hayatını planlayarak yaşayan adam karakteri en nefret ettiğim karakter sanırım. Gerçekten Choi Joon Ki'yi sevemedim.

Ben Sung Joon'a I Need Romance 3'te aşık olmuştum. Hep öyle kalsın lütfen...

Ama hala Sung Joon şahane öpüşüyor!!! Sapık demeyin lütfen ^^



UEE pek sevdiğim bir hatun değil. Burda da sevemedim. Genelde peltek konuşmalar bana çok şirin gelirken onunki sinirimi bozdu. Karakteri de yalandan gurur yapan, yalandan çalışkan olan saçma sapan bir kızdı bence. 



İşte başroldeki çift. Hiç yakıştıramadım, hiç sevemedim. Uzun zamandır bu kadar aşksız bir ilişki başlangıcı görmemiştim. Hiç bir sahnelerinde heyecanlanmadım, yüzüm gülmedi, aşklarını hissetmedim. Bu çift bana hiç geçmedi.

Normalde çiftlerden etkilenir, küçük bir çocuk gibi gerçek hayatta da çift olduklarını zanneder yada olmalarını isterdim. Bu çiftte hiç öyle olmadı. Bunlar arkadaş bile olmasınlar bence ^^


Gelelim başrolün önüne geçen 2. erkek karaktere... Park Hyung Sik'in oynadığı Yoo Chang Soo. 
BA-YIL-DIM!!!
Bayılmamak elde mi? O kadar sıcak, sempatik, masum bir adamdı ki... Kendince en acımasız, çapkın, sinirli olduğu anlarda bile masumluğu yüzünden okunuyordu. Sung Joon'un kesinlikle önüne geçti. Herkesi kendine aşık etti.

Park Hyung Sik nedense bana Ji Sung'u anımsattı. Hayran olduğum Ji Sung... Geleceğin Ji Sung'u sanki bu adam. Yada Ji Sung'un oğlu olsa ona benzer^^

Başrolde oynaması için sabırsızlıkla bekliyorum.


Gelelim başrolün önüne geçen 2. kadın karaktere... Lim Ji Yeon'un oynadığı Lee Ji Yi.
Nasl tatlı bir kız, nasıl masum, nasıl sevimli... UEE zaten sevimsiz bir kız olduğundan tamamen ezip geçmişti onu. Resmen bir başroldü!!!



Ve gelelim başroldeki çiftin önüne geçen çifte... Aralarındaki aşk, bağ, uyum, vazgeçememek, samimiyet herşey öyle hissediliyordu ki, bana öyle derinlemesine geçti ki anlatamam. Benim için dizinin başrolü onlardı, onların sahnelerini sabırsızlıkla bekledim.
İlişkilerinin başlayışı da ilerleyişi de sevimli ve romantikti. Dürüstlerdi, yapabilecekleri ve yapamayacakları şeyler konusunda, hayatın gerçekleri konusunda... Onları çok sevdim.
İnternette dolanırken gördüm ki tüm dünya onları daha çok sevmiş ^^



Bu diziyi izlerken anladım ki chaebol kavgaları artık beni çok sıkmış. Zengin ailelerdeki güç savaşını izlemek bunaltıyor beni.



Bence dizi çok yavaş ilerledi. Sıkıldım çoğu zaman, özellikle başlarda. Bu iki kızın dostluğunu ve 2. çiftin aşk hikayesini izlemek hoşuma gittiyse de sinsi insanları, chaebol bir ile yetmezmiş gibi iki tanesinin kardeş kavgasını izlemek bunalttı da bunalttı.



Ayrıca bence gereksiz derecede aşırı geniş bir kadro vardı dizide. Takip etmek dizi ilerledikçe kolaylaşsa da bence işin ilgi çekiciliğini, yan karakterlerin takip edilebilirliğini ve onların kendilerine ait birer hikayelerinin oluşunu engellemişti. Tüm yan karakterler sorun çıkaran sinekler gibi gelip geçtiler diziden, anlamsızlardı.

Sung Joon'un ailesini çok sevdim sadece. Çok samimi ve sevgi dolulardı.



Ama Allah aşkına Sung Joon'un karakteri son ana kadar nasıl öyle donuk kalabildi. Dizinin sonundaki sözüm ona en mutlu sahneleri, en aşk dolu anları bile duygusuz, anlamsız, aşktan yoksundu. Gerçekten inanamadım, yazarlar mı karakteri çok eksik yazmış, Sung Joon'mu bozmuş yoksa bende mi bi sorun var???

Neticede dizi sonlara doğru açıldı ama başlarda sıktı. Sung Joon aşkımı zedeledi ve Hyung Sik hayranlığı yarattı ^^
İzlenmese de olur derim ama 2. çifti izlemek cidden eğlenceliydi. Çok merak etmiyorsanız izlemeyin...

İnşallah daha güze dizi yorumlarıyla buluşuruz arkadaşlar ^^ Zira bu hiç sarmadı...

PS: şu fotoğrafta Park Hyung Sik'in Ji Sung benzerliğine  bakar mısınız??? Oğlu resmen oğlu!!!




10 Ağustos 2015 Pazartesi

Confession


3 arkadaşın planlanmamış talihsiz bir olay yüzünden arkadaşlıkları sonsuza kadar değişir...

.

Lee Kwang Soo
Ji Sung
Ju Ji Hoon
Filmi izlememe sebep mükemmel 2 adam bir de cabası ^^


Kardeşten öte sayılabilecek, insanın canına can katan bir dostluk... İzlerken öyle hissettim öyle duygulandım ki. Birbirlerinin çocuğuna gerçek amcasından çok amcalık, gerçek babasından çok babalık yapan adamlar.


Dostlarına %100 güvenen, onlar için her şeyi yapmaya hazır, fedakar bir adam.


Arkadaşları mutlu ve huzurlu yaşasın diye tüm suçu üzerine alıp damgalanmayı göze alarak gitmeyi seçen bir adam.


Ölüm döşeğindeyken bile, arkadaşının onu izlediğini farkedince hiçbir şey yokmuş gibi davranan bir adam.


Her şeyi mahvedip sonra pişmanlıktan kendi mahvolan In Chul rolünde Ju Jin Hoon.
Her şeye rağmen ayakta durmaya çalışan sevgi dolu Hyun Tae rolünde Ji Sung.
Ve benim en çok üzüldüğüm nedense her dizide, filme ve hatta variety showda itilip kakılan ezik adam olan Min Soo rolünde Lee Kwang Soo.


İzlenesi adamlar, izlenesi oyunculuklar, ilginç bir senaryo ve sonuç olarak güzel bir film...

Tavsiyemdir.

6 Ağustos 2015 Perşembe

Haftanın Şarkısı / Song of the Week (34)

Allahım!!! Sana geliyorum!
Bigbang yeni 2 şarkısını çıkardı. Sevinsem mi üzülsem mi bilemiyorum ama... Şarkıların çıkması için seviniyorum ama MADE'in son albümü olması da üzüyor beni...

Artık bekleyecek pek birşey kalmadı. yaşam sevincim söndü ^^

İki tane şahane şarkı var, herkesçe ve garip bir şekilde bence de daha güzel olanını dinleyin de mest olun.

Bigbang-Let's Not Fall In Love



Bu klip her üyenin sergilediği ayrı aşk sahneleri yüzünden kalbimi çaldı... Ama hepsini de ayrı ayrı kıskandım. Özellikle Taeyang'ın ve GD'nin sahneleri kıskançlıktan tırnaklarımı yememe sebep oldu.

Şarkı inanılmaz romantik bir aşk şarkısı gibi duyulsa da azıcık anlayınca, sözlerinin bir kız açısından sinir bozucu olduğunu söylemem lazım. Kızı hem tavlayıp hem de ilişkiyi ciddiye bindirmemeye çalışan bir adamın sözleri... Az değilsiniz siz Bigbang!!!

Ama yine de ebedi aşklarımsınız <3

4 Ağustos 2015 Salı

İzledim: Falling for Innocence

Aslında bu yazıyı yazmak istemedim... Bloglarda bu diziyle ilgili sayısız yorum var, hepsi de öve öve bitiremiyor.
Haklılar... Aynı şeyleri yazmaktan tırstım. Ama haksızlık olur düşüncesiyle oturdum klavyenin başına.


Soğuk ve acımasız Kang Min Ho, geçirdiği kalp akli sonrası, kalbi aldığı sıcak, sevimli adamın karakterine bürünür ve yeni sekreteriyle arasında engellenemez bir yakınlaşma başlar.


Hafif soğuk, kötü imajlı karakterlere ilgim olduğunu bileniniz vardır. Jung Kyung Ho'ya bu yüzden Cruel City'den beri bitmek tükenmek bilmeyen bir aşkım vardı. İtiraf ediyorum bu diziyi de onun için izledim.

Aman tanrım! 180 derece farklı bir karakter, %200 daha iyi oyunculuk. Sevmelere doyamadım, bayıldım!

Bu adam nasıl böyle doğal ve sevimli oldu, yoksa acaba hep mi böyleydi, yoksa Cruel City'deki hali mi mükemmel oyunculuktu??? Kafamda binbir soru derken sonunda Jung Kyung Ho'nun Dönemin en iyi oyuncularından birisi olduğuna kanaat getirdim.


Kang Min Ho, Allah herkese nasip etsin diye dua edilecek türden bir erkek. Bir çok dizide görünce dibimizin düştüğü 'sevdiği kadının peşinden 1001 fedakarlıkla, her şeye rağmen koşan erkek' profili onda adeta zirveye ulaşmış. Nasıl sevilir in ayaklı hali. Aşık oldum!!!


Yan rollerin ilahı Lee Joon Hee rolüyle Yoon Hyun Min. Cruel City'de Jung Kyung Ho ile öz kardeşmişçesine bağlı dostları canlandırırken burda düşman olmaları azıcık kalbimi kırsa da mükemmeldi!

Zaman zaman içimden 'artık başrol olmasının zamanı gelmedi mi' diye düşünüyorum ama ozaman böyle mükemmel yan rollere adam kalmaz sanırım.



Ve bir diğer başrol Kim Soon Jung rolüyle Km So Yeon. Bu kadını izlerken 'ya ben bunu nerde izledim nerde izledim' diye düşünüp durdum, sonra aklıma I Need Romance 3 geldi. Saçlarını kesmek inanılmaz bir değişim yaratmış.

Kim So Yeon'un bende şöyle bir etkisi oldu her 2 dizide de: en başta izlerken hiç ama hiiiç sevmedim, sonra bölümler ilerledikçe bir sempatim oldu. I Need Romance'ta daha fazla sevmiştim ama , burda daha soğuk ve çekilmez bir karakteri vardı.

Kabul etmeliyim ki Kim Soon Jung bu dizide inanılmaz zor bir durumda kalıyor. Ama buna rağmen, o kadar işaret, aşk ve mükemmel bir adama karşı bu kadar katı ve soğuk durulmaz ki kardeşim!



Çift olarak çok iyi bir uyum yakaldıklarını söyleyebilirim ama hatun o kadar soğuktu ki kaçınılmaz düşünce 'benim Jung Kyung Ho'm daha iyilerine layık' hahhhahahah

Bu diziyi mutlaka izleyin, izlettirin efendim! Olaylar hiç kopmuyor, hiç sıkmıyor. Hiçbir şey olmadan 5 bölüm izledik pefff dedirtmiyor asla.

Şöyle de büyük bir laf edeyim ki dizinin güzelliğini anlayın, dizi Kill Me Heal Me ve The Healer ile birlikte yılı en iyi dizilerinden; Jung Kyung Ho'da Ji Sung ile birlikte yılın en iyi oyucularından... İşte öyle birşey!

Şu mükemmel dergi çekim fotoğrafıyla da bitiriyorum:


Jung Kyung Ho <3