''If you want the rainbow, you have to deal with the rain''
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

2 Aralık 2017 Cumartesi

İzledim: The Package

the package ile ilgili görsel sonucu

Bir haftalık Fransa gezisine katılan bir grubun her bir üyesini buraya sürükleyen enteresan hikayelerini ve bu gezide doğan bir aşkı izliyoruz.

the package ile ilgili görsel sonucu

Öncelikle bu diziyi bloglarında ballandır ballandıra anlatmayan tüm blogger arkadaşlarıma teessüf ederim!!! Nasıl böyle mükemmel bir diziden bu kadar geç haberim oldu ben de bilemiyorum.

Sadece CNblue ve Jung Yong Hwa sevgimle, aşırı beklentisiz başladığım; "Popstarlar dizi yapınca çok da kaliteli olmuyor ama 12 bölümcük en azından, Jung Yong Hwa hatrı için izleyeyim." dediğim dizi beni kendine hayran bıraktı. 

Son yılların en büyük şoku!

İlgili resim

Jung Yong Hwa, celebrity dünyasında görüp görebileceğiniz ennnnn ponçik insan inanın bana! Bütün talk showlarda, konser yayınlarında, dizi çekimlerinin kamera arkalarında ve hatta canlı canlı izlediğim kadarıyla ondan daha güler yüzlü, sıcak kanlı ve düşük egolu birisini görmedim. Hastasıyım ve dediğim gibi onun hatrına başladım diziye.

Karakteri San Ma Roo centilmen ve iyi kalpli (insanın içini bayanlardan değil), dürüst ve sevimli yani böyle tam evlenilecek adam tipiydi. 

Kedi yavrusu gibi, köpek yavrusu gibi, tilki gibi, kader gibi bir erkek....
(Diziyi izleyenlere selam olsun, sadece onlar anladı)

the package yoon soso ile ilgili görsel sonucu

Yoon So So rolünde ise Lee Yeon Hee vardı. Ben bu kızı çok beğendim bu dizide. Siz de bi baksanıza şu fotoğrafa...

Diğer dizilerdeki başrollerdeki gibi ipek gibi saçları, pembiş pembiş dudakları, meşhuuuur 'Korean Fashion' a kapılmış bir tarzı yoktu. Çok doğal, çok gerçek. Hem tarzı hem karakteri. Çok severek izledim.

İlgili resim

Çok da doğal ilerleyen bir aşk hikayesi izledik. Kader teması o kadar güzel işlenmişti ki bana bile dokunmadı. 

the package ile ilgili görsel sonucu
Ortadaki ajumma kalp ben!
Şimdi dizinin en güzel şeylerinden bahsetmek istiyorum:  mükemmel kadrosu!!!
Birbirinden etkileyici o kadar güzel karakterler, ve onların öyle etkileyici hikayelerini izledik ki... Normalde hep başrol çifti izliyim gerisi yalan diye düşünürdüm ama burda diğer hikayeler öyle güzeldi ki anlatamam.

Dizide 'başrol' diye birilerini işaret etmemize rağmen herkese aynı ekran süresi ayrılmıştı sanırım. Yani en çok aşık çiftimizi izledik, bütün olaylar onların etrafında döndü de diğerleri çerezdi mevzusu yoktu. Herkesin hikayesi 'başrol'dü. 

Bu insanlar neler yaşadılar da buraya geldiler? Bu bir haftada ilişkilerinde neler değişti? Bu Fransa gezisi kendilerinde neleri keşfetmelerine sebep oldu? Dönünce nasıl yaşadılar? 

Ayrıca ilk gün birbirlerinin yüzüne bile bakmayan insanların zaman geçtikçe farklılıklarını kabul edip, birbirlerini anlamasını ve insani ilişkilerinin nasıl iyileştiğini izledik. Ay çok bayıldım diziye nasıl anlatacağımı bilemedim daha...

İlgili resim

Dediğim gibi dizi 7 günlük bir Fransa turunu konu alıyor. 12 bölüm boyunca gün be gün Fransa'yı onlarla birlikte gezmiş gibi hissettim. Belgesel mi desem, sanal Fansa turu mu desem... Diziyi o kadar güzel çekmişler ki, çoğu zaman ordaymışım gibi oldu, rehberin belli bölgelerle ilgili verdiği ilginç bilgiler hala aklımda, sanki ben de tura katılmışım gibi. 

İnanılmaz Fransa manzaraları, bilgileri vardı. Böyle dolu dolu bi diziydi yani. Her yerde resim yapan ressamlardan, oradan ilham alan edebiyatçılardan bahsettiler ki bayıldım! Ayrıca mesela bir yere gidince orda çekilmiş ünlü bir Fransız filminden mi bahsediyor rehber, çat diye o filmden kesitler giriyor araya... Bir Fransız şarkının adı mı geçiyor, hemen o şarkı çalmaya başlıyor... 

Şöyle diyeyim ben size, ben Fransa'ya gittim ama rehberimiz ne orada çekilmiş filmlerden, ne yazılan meşhur şarkılardan ne de orada ilham bulup resim yapmış meşhur ressamlardan bahsetmemişti. Hepsini bu diziyle öğrendim ve inanılmaz büyülendim. 

the package ile ilgili görsel sonucu

Diziyle ilgili daha ne yazsam bilemiyorum ama işin özeti şunlar kalıyor aklımda:

Birbirinden farklı hikayeleri olan bir grup insan ve
Görsel bir şölen...

Bir de, kimse hakkında gerçekleri bilmeden ön yargılı bir şekilde yorum yapmamamız gerektiği... Çünkü bazen bırakın duyduklarımızı, gördüklerimiz bile zannettiğimiz gibi olmayabilir. Dizide örneğini bolca göreceksiniz.
.
.
.
Kore'deki reytingi ne oldu bilmem ama Avrupa'da hak ettiği değeri görmediği kesin. Bildiğimiz klasik Kore dizilerinden çok farklı, çok fresh, akılda kalıcı ve mutlu eden bir dizi. 

Şiddetle tavsiye ediyorum!!!!!!!!




27 Kasım 2017 Pazartesi

İzledim: While You Were Sleeping

Image result for while you were sleeping

Hong Joo rüyalarında geleceği gören bir kızdır. Daha kötüsü tanıdığı veya tanımadığı insanların ölümlerini de görmektedir. Bu sırada yeni savcı olmuş Jae Chan ile tanışır ve onunla birlikte rüyalarında gördüğü korkunç geleceği engellemeye çalışırlar.

Image result for while you were sleeping


"Yılın son yarısında elle tutulur bir dizi yok yeaaaa" diye düşünürken, SONUNDA içimi rahatlatan bir diziyle karşılaştım!

Uyarmama gerek var mı bilmem ama ucundan spoiler'li bir yazı okuyabilirsiniz ona göre!

Image result for while you were sleeping hong joo

Baş rolde çook da dört gözle beklemediğim Bae Suzy vardı. Ama beni öyle bir utandırdı ki bu sefer anlatamam!!! Suzy'ye neler olmuş arkadaşlar! Bildiğimiz oyuncu olmuş yaa...

Uncontrollably Fond'da bal böceğimin (Kim Wo Bin) partneri olmasına rağmen nasıl donuk nasıl suratsızdı. Oyunculuk desen yerlerde... Onun yüzünden zorla izlemiştim diziyi desem yeridir. Ama bu geçen 1 yılda oyuncu koçlarıyla mı çalıştı ne yaptı bilemem aşırı ilerletmiş kendini. İnanın ki çok sevdim!

Hem komik, hem tatlı, hem hüzünlü olmayı başarmış. İnanmazsınız mimikleri bile var hahaha^^
Şaka bir yana oyunculuğunu çok başarılı buldum ve eminim ki alıp yürür burdan.

Hong Joo'ya gelince... Lanetlenmiş mi desem ne desem bilemedim. Bir insanın başına gelebilecek en kötü özel yetenek olsa gerek. Sevdiğin kişilerin öldüğünü görmek ve çoğu zaman hiçbir şey yapamamak... Çok güçlü bir kız gerçekten. Karakteri çok sevdim. Ne fazla mızmız ne çok sert. Tam sevdiğim, aklı başında ama sevimli kadın karakterlerdendi. Bence tek gıcık yani -ki bu nedense Kore dizilerindeki kadın karakterlerde hep oluyor- diziye pançik pançik başlayan Hong Joo'nun gittikçe donuk bir kıza dönüşmesiydi.

Related image

Lee Jong Suk malum genç kızlarımızın prensi. Vallahi benim tipim değil, hayranı olmayan azınlıktanım sanırım. Ama çok iyi oyuncu kabul!

Jae Chan'ın şapşirik hallerini, üzülmelerini, korkusunu, her şeyini çok iyi aktardı seyirciye. Hele ki sonlarda bir ağlama sahnesi var, yarabbim beni bil hıçkırıklara boğuyordu nerdeyse kendiyle birlikte. Çok başarılı.

BRAVA!

Not: Lee Jong Suk'un teninin beyazlığı her seferinde biraz daha şok ediyor beni. Aklım ermiyor yahu..

Related image

İkiliye gelince... Aşkın oluşma ve ilerleme evreleri çok güzeldi. Böyle gökten manasız bir aşk inmedi, resmen birbirinin kaderiydi bu ikili.

Ama "Allahım aralarında öyle bir kimya vardı ki kıvılcımlar çıktı" yada "Öfff ne aşktı be" diyemicem. Bence her ikisi de çok iyi oyunculuk çıkarmalarına ve karakterlerini yüceltmelerine rağmen birbirlerine çok da iyi uyum sağlayamadı.

Gerçi dizinin bitmesiyle Suzy ve Lee Min Ho'nun ayrılık haberinin çıkması beni bir işkillendirmedi değil ama neyssssse...

Image result for while you were sleeping lee yoo beom

Kötü adam Lee Yoo Beom'dan da (Lee Sang Yeob) azıcık bahsetmek istiyorum. Bu güzel adamın içinden ne çıktı öyle yaa... Para için kötü insanların binbir pisliğini yok edip onları suçsuz göstermesi yeteri kadar kötü değilmiş gibi gittikçe kendini kaybetti manyak!

Yalnız 'kötü karakter' olarak çok sevdim. Çünkü çok gerçekti. Müvekkillerinin tüm suçlarını örtbas etmek için 40 takla atan avukatların her yerde var olduklarını düşünüyorum. Neticede haklı da haksız da olsa onların görevi savunmak! Hiçbir avukatın yeteri kadar parası olan bir müşteriye "Ama siz haksız ve suçlusunuz ben sizi savunamam kiiii" dediğini düşünmüyorum. Avukatlık azıcık ucundan şeytani bir meslek sanırım...

Neyse yahu. Lee Sang Yeob da oldukça başarılıydı uzun lafın kısası..

Related image

Bu üçlüye bayıldım ayrıca. Özellikle Han Woo Tak, hayran kaldığım bir insan oldu. Bu üçlünün arkadaşlık sahnelerini saha çok görmek isterdim.

Image result for while you were sleeping choi dam dong
Özellikle Kim Won Hae'nin canlandırdığı
 Choi Dam Dong 10 numara 5 yıldız bir karakterdi!
Han Woo Tak dışında genel olarak dizinin yan karakterleri mükemmeldi. İyisinden kötüsüne herkes yerine 'CUK' diye oturmuştu adeta. Ne bir fazlalık ne de bir eksiklik. Casting'e burdan alkış!!!!

Ayrıca diziye gelip giden konuk oyuncuların da her birisi oldukça ünlü ve başarılı oyunculardı. Çok hoşuma gitti bu durum. Birkaç bölümde bir uğraştıkları hukuki dava değiştikçe yepyeni ünlü isimleri görme şansımız oldu.

Ha aklıma gelmişken bunu da söyleyeyim: bu birkaç bölümde bir ilgilendikleri hukuki davanın değişmesiyle konunun değişmesi durumu çok hoşuma gitti. Çünkü genelde savcılı avukatlı hukuki dizilerde, devamlı olarak kovaladıkları sabit bir kötü adam olur ve hep onunla uğraşırlar. Ben de bu durumdan çok sıkılırım. Ama bu dizi beni hiç sıkmadı.

Image result for while you were sleeping hong joo and jae chan

Dizide çok hoşuma giden birkaç ayrıntıdan bahsetmek istiyorum, aman spoilerlara dikkat!

Genelde esas kızımızla esas oğlanımızın geçmişlerinin bir yerlerde çakışmış olması durumunu hiç sevmem ve bana çok bayat gelir. Ama bu dizide çok hoş işlenmişti.

Jae Chan'ın savcı bürosunun önünde, arabasının içinde çekildiği ve herkesin ezikleyerek baktığı şapşik fotoğraflarının aslında babası için olduğu ayrıntısı çok güzeldi.

Yine Jae Chan'ın babası için hayatını ve kendisini nasıl değiştirdiğini görmek çok duygusaldı.

Rüyaların hangi sebeple görüldüğü, eskiden kurtardıkları ajossinin de o rüyaları görüyor olması ve o ajossinin kim olduğu yine 10 numaraydı!

En sevdiğim detay ise en sonda, dizi boyunca ölümden/sorundan kurtarılan kişilerin farkında olmadan birbirlerine yardım etmeleri, önemsiz bile görünse ufak bir dokunuşla birilerine yardım ederek dünyayı daha güzel bir yer yapmalarıydı. Bence çok güzel bir mesajdı.

Image result for while you were sleeping kdrama wedding photo

Ve ciddiyim, dizinin güzel bir sonu vardı.

Related image

Genel olarak diziyi çok beğendim. Aşk (azcık daha tutku göreydik iyiydi), dostluk (helal olsun sana Woo Tak-koca adam), gözyaşı, komedi... Her şey vardı. Sanırım rahatlıkla tavsiye edebilirim!

Related image


20 Kasım 2017 Pazartesi

İzledim: Live Up To Your Name

Image result for live up to your name

Joseon'un en iyi geleneksel tıp ve akupunktur uzmanlarından birisi olan Heo Im'in tek istediği sarayın doktorlarından birisi olmaktır. Bunu tam elde edeceği bir gün başına gelen garip olaylarla kendisini 21. yy Seul'ünde bulur. Burda geleneksel tıbba tamamen karşı ve sadece modern tıbba inanan doktor Choi Yeon Kyung ile tanışır ve her ikisi için de yavaş yavaş her şey değişir.

Image result for live up to your name

Diziyi izlemek hiç aklımda yokken ve kabarık bir 'izlenecekler' listem varken, okuduğum sayısız olumlu yorum ve tvN dizisi olması sebebiyle diziye epey bir öncelik verdiğimi belirtmem lazım.

Related image

Kim Nam Gil'in soğuk hallerine alışkın olanlar için tamamen bir şok bu dizi! The Pirates filminde şapşal yüzünü görmüştüm ama burda 10 kat fazlası diyebilirim. Şaşırdım! Yakıştırdım mı emin değilim ama. Çünkü karakter bir ara psikolojik olarak kendini kapatıp soğuk ve mutsuz bir insan oluyor ve orda daha karizmatik kanımca. Ama iki farklı yüzünü de iyi canlandırmış diyebilirim.

Zavallı Heo Im ne öldü be!!! Kim Nam Gil dizilerinde genelde ölen bir karakteri canlandırdığından burdaki karakteri Heo Im'in defalarca ölüp geri dönmesi ironik olmuş bence^^ 

Bu arada eklemeliyim ki bu sakallı bıyıklı Joseon tipi modern sinek kaydı halinden çok daha iyiydi bence!

Image result for live up to your name kim a joong

Choi Yeon Kyung rolündeki Kim A Joong'a gelince, çok izleme fırsatı bulduğum bir kadın değil ama şimdi dikkat ettim ki iyi bir oyuncuymuş. Beni rahatsız eden tek yanı, var mı emin değilim ama, sanki yüzü çok estetikliymiş de mimiklerinin bazılarını kaybetmiş gibi bir hali var. Yani böyle gülerken de ağlarken de yüzü aynı gibi... Bilemedim yaaaaa

Karaktere gelince... İlk bölümlerde çooook sert son bölümlerde çooooook yumuşak bir kadındı. Başta hiç sevmedim ama sonralarda sevdim. Öyle bir haller.

Image result for live up to your name

Bu ikili dizinin yarısından sonra sevgili olup mükemmel bir çift oluşturdular. Özellikle birlikte 'date' yaptıkları sahneler çok tatlıydı. Çok severek izledim. 

Image result for live up to your name

Ay bu arada benim diziyi izlerken şöyle enteresan bir durumum oldu, anlatmadan geçemeyeceğim. Diziye başladım, 1 bölüm izleyip yattım. Ertesi gün bırakın hangi dizi olduğunu, yeni bir diziye başladığımı bile hatırlamıyordum, o kadar etkilenmemişim! Sonra o akşam "yeni bir diziye başlasam ben yaaaa" diye düşünürken "aaaaaa ben dün başladım yaaaa" diye hatırlayıp 4 bölüm daha izledim. Sonra yine o kadar beğenmemişim ki 5. bölümden sonra 2 haftaya yakın ara verdim diziye!!!! Hayatımda yapmadığım bir şey bu arkadaşlar! İnanın ittire kaktıra devam ettim ama garip bir şekilde 7-8'den sonra sarmaya başladı ve diziyi severek bitirdim. Çok enteresandı.

Related image

Heo Im'in nabız dinleyerek insan vücudunu okuması çok etkiledi beni. Geleneksel tıbba inanan birisi olarak çok hoşuma gitti. Ama yine geleneksel tıbba inanan birisi olmama rağmen akupunkturun modern tıbba kafa tutacak kadar etkili olduğu izlenimi vermeleri garibime gitti. Tamam, pek çok sağlık durumuna tedavi veya ağrıları azaltıp hayat kalitesini yükseltmek gibi etkileri var bence de. Ama diziye bakarsak astıma, felce ve hatta kalp krizi, uyuşturucu bağımlılığı gibi bilimum hastalığa bile çare oluyordu ki 'ABARTI' demekten başka çarem yok bu durumda!

Image result for live up to your name

Yine Heo Im'in modern dünyaya alışma evresi güzeldi ama şapşik hareketlerinden sonraki kahkaha efekti aşırı sinirimi bozdu. 

Image result for live up to your name

Her iki karakterin de kendilerini bulmalarını ve değişimlerini görmek hoşuma gitti. 
Bi de yan roller biraz havada kalmış olsa da hoşuma gitti.
Ayrıca inanmazsınız ama dizinin güzel de bir sonu vardı.

Dizinin time travel konusu zaten favorimdir. İzlemeye bayılırım. Tarzını sorarsanız Rooftop Prince ve Faith (ay bayılırım) arası bir yerde diyesim var. Ama sanki biraz hikaye eksikliği vardı burda. Konu ilerlemiyo mu desem ne desem bilemedim. 

Tam da işte bu yüzden sağda solda gördüğümüz abartı övgüleri hak edecek bir dizi miydi??? İşte ordan emin değilim. Zaten yukarda anlattığım 5. bölüm sendromu beni aşırı etkiledi. Biraz önyargı bombalanması yaşadım. Ama ona rağmen severek bitirdim, kötü diyemem. Sona doğru bağlandım diziye. 
Tavsiye eder miyim? Boş vaktinizde neden olmasın???

Image result for live up to your name kim nam gil
Bu son gün etkinlikleri ve fotoğrafları çok güzeldi bu arada. En sevdiğim bölümlerden birisiydi.






7 Kasım 2017 Salı

İzledim: Strongest Deliveryman

Selamlar olsun kore dizi dünyası!!! Sonunda döndüm ben!

2017 bitmeden bitirmem gereken dizilerin öyyyyyle uzun bir listesi oldu ki elimde, bakmaya korkuyorum. Neyle başlasam diye uzuuun uzun düşündükten sonra Chicago Typewriter ile hayran kaldığım Go Kyung Pyo'nun büyük övgüler toplayan Strongest Deliveryman'e karar verdim.

Image result for strongest deliveryman

Her gittiği mahallede motorlu kurye olarak çalışarak iki ay kalan Choi Kang Soo, son gittiği yerde hayatını değiştirecek yeni insanlarla karşılaşır, hayatını değiştirmek için yeni kararlar alır. Ve inandığı şeyleri korumak için büyük bir mücadele içine girer.

Related image

Öncelikle dizinin demir başı, tüm hikayeyi omuzlarında taşıyan Go Gyung Pyo'dan başlamak istiyorum. Permalı marul saçlarıyla bambaşka bir imaja girmiş. Başlarda çok hoşuma gitmiş olsa da nedense gittikçe gözüme batmaya başladı.

Çok temiz yüzlü, aşırı sevilesi bir çocuk ama yaa. Vallahi içime sokasım geliyor. Dediğim gibi bütün senaryo, hikaye onun omuzlarının üzerindeydi. Diğer karakterlere pek de bir iş düşmüyor gibiydi, o yüzden oyunculuğunu çok başarılı buldum.

Oynadığı karakter Choi Kang Soo ise bildiğiniz yeryüzüne düşmüş bir melek! Sizi bilemiyorum ama böyle biraz abartı geldi bana, zaman zaman gıcık oldum yani "bu kadar da iyilik olur mu canım" dedim. Gerçekçi gelmedi bana heralde ne bileyim...

Related image

Lee Dan A rolünde ise Chae Soo Bin vardı. Lee Dan A, Choi Kang So'nun uğruna hayatını değiştirdiği kızdı! Böyle deyince insan vayyy vaayyy vayy ne ki bu kız acaba diye düşünüyor. Ama ne nalet, ne suratsız bir kız anlatamam! Hiç sevmedim... Yani HİÇ sevmedim. Düşüncesiz, bencil, bir gram yardımsever olmayan, herkesi döven, kendisinden korkutan bi karakter yani. Çok açık söylüyorum ki ennnn sevmediğim kadın modeli.

Güya dizinin ortasından sonra aşka geldi daha tatlı bir kız oldu da nerdeeeeee. Vallahi ilk bölümen son bölüme kadar ısrarla ısınamadım gitti.

Related image

Diziye başlama sebeplerimden birisi herkesin beğenmesi ve sayısız güzel yorum okumamın yanı sıra bunların aşırı pançik pançik bir çift olduğunu duymamdı. Malumunuz öpüşlü koklaşlı çiftleri severim.

Gerçekten de yarıdan sonra ponçik sahneler başladı ama benim gözüme bi gitmedi bu. O kimya geçmedi bana, kıza zaten gıcığım malum, bayaa önyargılı alışamadım ben yani. Zaten bunların arasındaki aşk ne ara doğdu onu da anlamadım. Yani hiçbir duygu yokken çocuk nezarethanye girdi bikaç gün sonra bi çıktı aşkından geberiyor.  Geçmedi o aşk bana yani...

Image result for strongest deliveryman

Yani onlardansa bu çift çok daha mükemmeldi. İzleyenler anlayacak, bence etkileyici bir hikayeleri vardı ve onların ilişkisinin ilerleyişini izlemek çooooook eğlenceliydi.

Related image

Peki Lee Dan A odun diye Choi Kang Soo aşık mı olmayacaktı? Olsundu ama bu kızla olsundu. Bu kızın çok hakkı yendi. O iyi niyeti, temiz kalbi, masum halleri görülmedi. Bi de vahşi Lee Dan A bu kızı da korkuttu epey... Çok acıdım vallahi.
Gerçi o da az şıp sevdi değilmiş ama neyse^^

Related image

Ve dizinin yıldızı! Oh Jin Gyu rolünde Kim Sun Oh! Piyasada yeni gözümü diktiğim oyunculardan oldu bile. 86'lı aslında biraz geç kalmış ama olsun. Eminim ki yolu apaçık olucak bundan sonra. Ben bu çocuğa bayıldım! Mimikleri, kalın ses tonu, gülümsemesi ve içinde yüzülesi gamzeleri! Başlarda azcık kızdırsa da bizi, genel olarak bayıldım bu adama.

Hoşuma gitmeyen tek şey Lee Dan A'ya karşı olan ilgisini çabuk kaybetmesi ve birden yön değiştirmesi. Orayı anlamadım. Sevdi mi, ne ara sevdi, ne ara vazgeçti, ne ara diğer kızı sevmeye başladı felan... Gerçi Lee Dan A'dan yüz kat iyilerine layıktı ve buldu sonunda ya o yeter bana.

Yalnız bu çifte gereken süre ayrılmadı dizide, çok üstün körü geçildi, ilişkileri nasıl ilerledi, o sona nasıl kavuştular pek anlayamadık.

Related image

Bu ikiliden çok büyük beklentilerim vardı. Böyle dizinin bu kadar sevilmesine sebep olacak bi bromance bekliyodum ama o da olmadı. Hiçe attılar bu güzel ikiliyi.

Image result for strongest deliveryman

Buraya kadar geldiyseniz eğer, dizinin benim için genel olarak bir hayal kırıklığı olduğunu anlamışsınızdır. Böyle her gün izleme hevesim olmadı, karakterlerin bir kısmını sevmedim. Sevdiklerime ya çok fazla ekran süresi vermemişlerdi yada abuk subuk davranmaya başladılar, beklentilerimin çok dışına çıktılar.

Herkes çok beğenmişti ya ben neden böyle oldum hiç anlamadım... Çok da hevesle başlamıştım üzüldüm de yani...

Image result for strongest deliveryman

Açıkçası dizinin sonunu da anlamadım. O şirkete ne oldu? Devam mı ettiler, büyüdüler mi ne oldu? Ayrıca Oh Jin Gyu ve Lee Ji Yoon en sonunda ne oldu öyle? Yani Oh Jin Gyu şirketten ayrılıp şoför mü olmuş? Evlenmişler mi? Kesinlikle anlamadım sonunu. Mutlu son belli ama bi havada yani Tatmin edici değil.

Ne kadar da anlamadığım bir dizi olmuş. Şöyle bir baktım da 'anlamadım' kelimesini epey kullanmışım^^

Ay canım okur ben de bilemiyorum ne desem... Herkesin sevdiği şeyi ben neden sevmedim ki? Yok yani... Zaten o kadar aklımda kalmamış ki dizi bittikten 4 gün sonra şu yazıyı yazayım dedim canım çıktı. Vallahi unutmuşum bile her şeyi. Ama bi Moon Lovers bi Chicago Typewriter şu an sor dün izlemiş gibi baştan yazayım. Güzel dizi öyle olur işte! Akılda kalır, insanın içine işler! Böyle olmaz!!!

30 Ekim 2017 Pazartesi

TÜRKİYE'DEN FT ISLAND GEÇTİ

Öncelikle aylarrr süren sessizliğim için çok özür diliyorum. Ben yokken atılan yorumlar, gönderilen mailler tahmin ettiğimden çok daha fazla sevildiğimi anlamamı sağladı ve kadar mutlu oldum anlatamam. Herkese bunun için teşekkür ederim...

Yaz başı düşük bağışık sistemim sebebiyle geçmek bilmeyen bir hastalık sürecine girdim, sonrasında ise uzuuncana huzur dolu bir tatile gittim -internet olmayan bir yere-. İstanbul'a geri döndüğümde ise garip bir soğuma evresi yaşadım. Hiç Kore dizisi yada filmi izlemez oldum. O yüzden de elim gitmedi bloga. Ama artık yavaş yavaş izlemeye başlıyorum, tabii ki yazmaya da... Dizilerden önce böyle mükemmel bir postla giriş yapmak istedim çünkü arkadaşlar ben dün akşam efsane bir FT Island konseri izlediiiiim <3<3<3

 

Açıkçası eskiden iptal olan Ailee ve Jay Park konserleri sebebiyle, dün sabaha kadar konser iptal olur diye endişelerim vardı. Ama konser alanına gidince gözlerime inanamadım. İnanılmaz bir kalabalık, UNIQ binasının 4 tarafını çeviren uzun bir sıra... Şok oldum, ama mutlu da oldum.

Alanda FT Island hayranlarının yanı sıra, Türkiye'de Kore gruplarının daha çok konser vermesini desteklemek amacıyla gelmiş KPop severler de çoğunluktaydı. Herkes "Ft Island konseri kalabalık ve çok başarılı olsun ki BTS'de gelsin EXO'da gelsin" diyodu^^  Belki benim gibi sadece güzel müzik dinlemek için gelen başkaları da vardır^^ 


Konser benim de bildiğim ve en çok sevdiğim FT Island şarkılarından birisi olan Wind'le başladı ki başlar başlamaz herkes nasıl mest oldu anlatamam.


 Atmosfer şahane, enerji hat safhada, millet nasıl coşuyor... Ne FT Island üyeleri ne de izleyiciler bir an yerinde durmadı. 


Her bir üye sırayla Türkçe konuştu (normalde herhangi bir yabancı sanatçının yapacağından çok daha uzun ver zor Türkçe cümleler ezberlemişler). Hatta kendilerini Türkçe tanıttılar. Her biri o kadar sıcak kanlı, enerjik ve güler yüzlüydü ki herkesin kalbine taht kurdular diyebilirim. 

Ayrıca onlar da kalabalığa şok oldu. Bu kadar büyük ve şarkılarını ezbere bilen bir kalabalığı beklemediklerini, Music Bank'ten çok daha kalabalık ve şarkılara eşlik eden bir seyirci olduğunu, ne kadar sevindiklerini söyleyip durdular. Mutlaka seneye de gelmek istediklerini söylediler. 

En güzeli de Avrupa'daki son konserleri olduğu için konser bittikten sonra konseri ekstra uzatıp, pankartlarda yazan istek şarkılardan birer kuple söylediler. 

Bollll bol sohbet ettiler, espri yaptılar, sahnede çok eğlendiler. En öndeki seyircilerin onlar için çizdiği resimleri bile toplayıp sahneye koydular. Ben bu kadar sıcak kanlı, seyirciyle arkadaş gibi, eğlenceli kimseyi izlememiştim açıkçası hayatımda. Gittiğime, kaçırmadığıma ne kadar memnun oldum anlatamam. 


Ayrıca sahnede defalarca, çeşitli şekillerde Türk bayrağını çıkartıp salladılar. Enstrümanlarının üzerine astılar.


En sonda tek tek selam verip Türkçe bir kaç cümle söyleyip yine Türkçe Cumhuriyet Bayramımızı kutladılar ki nasıl mutlu oldum nasıl sevindim... Seyirci de tabii ki coştu onlarla birlikte. 

Müzikler inanılmazdı, atmosfer keza öyle. Ft Island ise beklediğimden kat be kat mükemmeldi. 
Konserin 1 saat geç başlamasını ve yaş ortalamasının çok küçük olmasını (ki  kadar da mühim değil) saymazsak 4/4'lük bir konserdi diyebilirim.

Ha bi de benim en sevdiğim şarkı 'Girl Don't Know' u söylemediler _ _



Son olarak üyelerin Türkiye'deyken ve özellikle konser sonrası yaptıkları instagram paylaşımlarını göstermek istiyorum. Aşırı tatlılar çünkü.

Not: Bu arada tüm turne boyunca sadece İstanbul konserinden instagramda canlı yayını yapmışlar. Ben tabi eve dönünce gördüm. Çok güzeldi.

LEE JAE JIN



 CHOI MIN HWAN


CHOI JONG HOON




Şu kalabalığa ve atmosfere Jong Hoon'da bayılmış belli^^


Ve koyduğu bu fotoğrafın güzelliği <3

LEE HONG GI


Gönüllerin prensi tatlış Hong Gi mükemmel kalabalığın bu fotoğraflarını ve alttaki linkten ulaşabileceğiniz kısa bir video yayınladı.


SONG SEUNG HYUN


Ve en sona Seung Hyun'un koyduğu mükemmel fotoğraf!!!
Turkey ve İstanbul tagli selfieler de koymuş ama bunu görünce onlara bakamadım bile. Böyle de tatlı insanlar işte bu FT Island üyeleri!!!!