''If you want the rainbow, you have to deal with the rain''
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

19 Haziran 2017 Pazartesi

İzledim: The Liar And His Lover

the liar and his lover korean ile ilgili görsel sonucu

Kang Han Kyeol tam anlamıyla bir müzik dehasıdır. Crude Play adlı gurubun müziklerini yapan ama yüzünü maskeyle gizleyen gizemli üyesidir. Yoon So Rim ise, hayali şarkı söylemek olan liseli bir kızdır. Müzik yüzünden etrafındakileri devamlı kıran, insani duygulara kapalı olan Han Kyeol, So Rim ile tanıştıktan sonra kalbini açmayı ve başkalarının duygularına da eğer vermeyi öğrenir.

the liar and his lover korean so rim and han kyeol ile ilgili görsel sonucu

Başrolde bebito oyuncu Lee Hyun Woo ve Red Velvet grubunun üyesi Joy vardı. 

Ben bu Joy'u We Got Married isimli showda izlemiştim. Aşırı tatlı bir kız. Bu dizide de sanki kendi karakterini canlandırmış gibiydi. Devamlı güler yüzlü, etrafına enerji saçan sevimli bişey böyle. Ama sonradan o güler yüzlü, Han Kyeol'un peşinden ayrılmayan kız kendini ağırdan satan, asık suratlı ve bön birisine dönüştü ki hiç sevmedim...

Lee Hyun Woo'nun çok dizisini izledim ama yok yani. Bence çok duygusuz ve oyunculuğu kötü. Sevemedim gitti bu çocuğu. Bir de nasıl küçük gösteriyor anlatamam. Yani dizide kız liseli çocuksa ondan bayaa büyüktü güya ama bana sorsanız çocuk orta okullu, o derece hhahaha^^
  Ama bi gülümsesin, güller açıyor her yerde orası da ayrı. O gamzeleri falan... 

İlgili resim

İkiliye bayıldım ama. Aşırı ponçiklerdi. Hem tatlı hem utangaç... Benim gözümde bu fotoğraf orta okul aşkını konu alan bir diziden alınmış gibi işte ama. Böyle aşkım dağları deler mevzusu yok yani.

the liar and his lover korean ile ilgili görsel sonucu
Bu an dizi adına çok önemli bir an. Resmen ilk görüşte AŞK!
Ben dizinin orjinal Japon film versiyonunu izlemiştim eskiden. E filmle dizi bir olmuyor malum, konular epey değişik. Filme de diziye de bayıldım desem yalan olur ama film daha iyiydi sanki. Çocuk daha cool du, olaylar çok uzamamıştı felan... Bilemiyorum..


Yalnız söylemeliyim ki dizinin şahne bir yan kadrosu vardı. Her karaktere ayrı ayrı bayıldım:
İlgili resim

Havalı ama sevimli Crude Play üyeleri

the liar and his lover korean so rim and han kyeol ile ilgili görsel sonucu

Ne yaptığını pek de bilmeyen, çaylak liseli Mush&Co çocukları

the liar and his lover lee jung jin ile ilgili görsel sonucu

Ve özellikle başkan Choi Jin Hyuk. Yöntemleri tartışılsa da her zaman tek amacı elindekileri korumak ve yükseltmek olan adam. Ayrıca benim Choi Jin Hyuk'u canlandıran oyuncu Lee Jung Jin ajossiye de bir zaafım var sanırım. Hangi dizide iyi kötü farketmez nasıl bir rol oynarsa oynasın bi bakıyorum sevmişim^^ Şeytan tüyü dedikleri bu olsa gerek^^

İlgili resim

Bana kalırsa dizi çok aydınlık ve sevimliydi ama eksikleri de epey fazlaydı. Aşkı, azmi, hayalleri... Hiçbir duyguyu tam olarak anlatamadı yada bana hissettiremedi. Her şey çok hafif kalmıştı.

Özellikle de müzikler...

Kadrosu, başrolü dahil olmak üzere bir kaç tane müzisyen barındıran, baştan aşağı müzikle alakalı olan, her bölümde birkaç tane şarkı dinlediğimiz bir diziye göre müzikleri oldukça vasattı. Dizi bitti ama benim aklımda tek bir şarkı bile kalmadı. Tekrar youtube açıp dinlemek yada indirmek isteği de olmadı. Ah çalıp söyleseler de dinlesem hiç demedim! Müzik dehasını ve grupları konu alan bir dizi çok daha iyi şarkılar barındırmalıydı bence.

Görsel sonucu

Elbette tek bir kişi hariç!!!!! Kang Han Kyeol'un babası, eskilerin ünlüsü şimdilerde sokak müzisyenliği yapan Kang In Woo'ya bayıldım!!!!! O doğaçlama gitar tıngırdatmalarına doyamadım. Bir yerde çıksa akşam dinlemeye giderim o derece! Ama maalesef ki öyle baştan sona bir şarkı söylemişliği yok dizide. Rolü canlandıran Choi Min Soo her zaman çok sevdiğim bir oyuncuydu ve ses tonunun da güzel olduğunu düşünürdüm ama böyle güzel şarkı söyleyebileceğini tahmin etmemiştim! 

Dizinin en sevdiğim şey o oldu sanırım: hem müziğiyle hem de karakteriyle.

İlgili resim

Sonuç olarak güzel kadrolu, güzel konulu bir dizi. Ama biraz hafif işlenmiş, duygularda derinlik yok sanki. Yada ben artık saçmalamaya başladım hihihi^^ Malum dizi çok sevildi çünkü, hayranları her yerde.
Çoook boş vaktinizde bir fırsat vermeni tavsiye ederim sevgili okur.





5 Haziran 2017 Pazartesi

JAPONYA'DAN ALIŞVERİŞ

Aslında bu yazıyı yazmak için çok geç kaldım. Bu kargo geleli o kadar uzun zaman oldu ki... 
Çok! Çooook! Çooooooook uzun zaman!

Hatta artık yazmiyim ya eskidi diye düşünüyodum ama o kadar memnun kaldığım bi alışveriş oldu ki, en azından tavsiye için yazmak istedim.

blippo ile ilgili görsel sonucu

Alışveriş yaptığım sitenin adı Blippo. Buraya tıklayabilirisiniz. Böyle dizilerde, filmlerde gördüğümüz birbirinden sevimli ve ponçik Japon ve Kore ürünlerinin hemen hepsini bulabileceğiniz mükemmel bir site. Kırtasiye ürünleri, aksesuarlar, dergiler ve ennn güzeli Japon abur cuburları! 

Bir de bu son zamanlarda popüler olan aylık kutu sistemi var. Her ay bir kutu içinde birbirinden sevimli ıvır zıvırlar ve denemeniz için abur cuburlar gönderiyorlar. O da mükemmel bir şey bence. Pek çok kutu aboneliğinden daha güzel.


Sitenin kullanımı çok basit. Fiyatlar da TL cinsinden yazıyor. En güzel kısmı ise kargo bedava! Ayrıca siparişim inanılamayacak kadar hızlı geldi: 15 gün gibi komik bir sürede! Her şey mükemmel paketlenmişti. 

Toplamda 4 parça ürün aldım ve tam olarak hatırlamasam da 30 tl ile 40 tl arası bir şey ödedim. 


2 parça ürün tabii ki kırtasiye ürünü oldu. Bilmem bahsettim mi ama ufak çaplı bir sevdam var kırtasiye ürünlerine. 

Bu sevimli 2'li post-it i aldım ama başka kırtasiye severler gibi koleksiyon yaptığımdan falan değil. Yıllardır şöyle bir alışkanlığım var benim: her zaman çantamda küçük bir post-it ve kalem taşırım. Gün içinde sağa sola ufak tefek notlar bırakırım. Yabancı birisi bulsun ve o kişinin gününe bir güzellik katsın diye. 
"Sen değerlisin"
"Sen çok güzelsin"
"Bugün birisi için güzel bir şey yap"
"Bugün dünya için ne yaptın?"
gibi gibi...


Kalem ise görünmez kalem ve kapağında lazeri var. Bir de yanında hiçbir işe yaramayan ama sırf sevimli olsun diye koydukları bir büyüteçle geldi. Normalde yazdığınız hiçbir şey görünmüyor ama mavi ışığını tuttuğunuzda yukarıda gördüğünüz gibi yazı belirmeye başlıyor.
Orda 안녕 여러분 yazdım. Yani selam millet! ^^


Alışverişimin daha daha daha güzel parçası ise Japon şekerleri oldu. Bunları devamlı internette görüyordum ve inanılmaz merak diyordum ama ya sağda solda çok pahalıydı yada yoktu yani. Sonunda uygun fiyata buldum ve 2 tane birden aldım. Kendim yap şeker kitleri! Her ikisi de en ünlü kendin yap şekerlerine sahip Kracie markasına ait.


Bir tanesi meyve parçalı ve bisküvili puding şeklinde şeker


Diğer ise piyasadaki en popülerlerden ramen yapabildiğiniz şeker.

Açıkçası benim için çok keyifli bir alışveriş oldu. Siteyi pek çok arkadaşıma tavsiye ettim, Japonya sevgisi olmayanlar bile sevimli şeylerin hatrına bi dolu alışveriş yaptı. Ben de hemen her hafta siteyi kontrol ediyorum ilgimi çekecek yeni ürünler gelmiş mi diye. En yakın zamanda yeni bi alışveriş yazısı gelebilir yani^^ 

Ayrıca şekerlerin yapılmış hallerini yada yapılış basamaklarını da göstermek istiyorum. Umarım öyle bir yazı hazırlamaya vaktim olur. 

Biliyorum blogumda alışveriş yazılarına pek yer vermiyorum ama mevzu Uzak Doğu olunca ilginizi çekebilir gibi geldi. Ayrıca son zamanlarda izlediğim Amerikan dizileri ve tekrar izlemeye başladığım film serileri yüzünden Kore dizilerinden biraz uzak kaldım (hazırda birkaç yorumum daha var, yeniden izleyene kadar idare edebilir belki). O yüzden bu aralar biraz daha farklı bişeyler yazabilirim. Hem belki bloga renk katar^^

30 Mayıs 2017 Salı

İzledim: Hapi Mari - Happy Marriage

Normalde pek gözüm kaymaz ama, baktım piyasada Do Bong Soon gibi sevimli romantik komediler yok, aksiyondan-dramdan devam etmek farz olmuş, ben de araya 12 bölümlük bir Japon dizisi sıkıştırayım dedim.

Hem size de, herkesin yazdığı çok meşhur olan dizilerden farklı bir şeyler de göstermek güzel olur gibi geldi^^

İlgili resim
bu japon film/dizi afişleri de pek bi pejmürde oluyor canım...
Çok fakir oldukları için bir sürü işte aynı anda çalışan Takanashi Chiwa, bir gün part-time olarak çalıştığı gece kulübünde müşterisiyle çok fena kavga eder ve oradan kovulur. Ertesi gün, gündüzleri çalıştığı part-time işinde patronu tarafından çağırılır ve karşısında kavga ettiği kaba müşteriyi bulur. Mamiya Hokuto, Chiwa'ya aniden bir evlilik sözleşmesi uzatır. Kendisiyle anlaşmalı olarak evlenip ona yardım ederse, tüm borçlarını ödeyip onu bu sefaletten kurtarmaya söz verir.


hapi mari drama ile ilgili görsel sonucu

Pek çok Kore dizisinde görmeye alışkın olduğumuz sözleşmeli evlilik sonrası birbirine aşık olan bir çiftin klişe hikayesi aslında. Ama ben klişeleri seviyorum sanırım. 

Bu dizinin Kore'dekilerden tek farkı hem bölüm sayısının az hem de bölüm sürelerinin kısa olması ki araya sokuşturduğum çerezlik bir dizi olduğundan hoşuma gitti.

happy marriage japanese drama ile ilgili görsel sonucu

Olaylar alışageldiğimizden çok daha hızlı ilerliyor. Hanım kızımız sözleşmeli evlilik yapacağı adamla birden düğün hayalleri kurmaya başlayıp kıskançlık krizlerine falan giriyor. Orda bir yuhunuz oluyoruz.

happy marriage japanese drama ile ilgili görsel sonucu

Oğlan sevdiğim karakterlerden aslında. Hayatta çok şey çekip sertleşmiş, sevgisizleşmiş, donmuş katı tiplerden. Kızla birlikte yumuşuyor, sevmeyi öğreniyor, içindeki nefret sönüyor falan... Sevdiğim hikayeler bunlar.

happy marriage japanese drama ile ilgili görsel sonucu

Dizi sevimli aslında ama işte neticede Japon dizisi. O izlemeye tahammül edemediğim ve anlam da veremediğim abartılı Japon kızı tepkileri var ara ara. Yada çok abartılı şapşal yan karakterler falan. Ama yine de minimum düzeyde, çok rahatsız etmedi.

İlgili resim

Ben severek izledim, çok da hızlı aktı dizi. Ufak bir kaçamak arayanlara rahatlıkla tavsiye ederim.

Görsel sonucu

Ayrıca Japon dizisi sevmem ama anime- manga hastasıyım diyenlere de müjde! Dizinin anime ve manga versiyonu da varmış. Bunu sevmezseniz ona bakın^^


23 Mayıs 2017 Salı

İzledim: Bromance

Uzun zamandır listemde olan ve her yerde çok güzel olduğunu okuduğum bir diziyi neden bu kadar erteledim bilemiyorum...

Aslında biliyorum ya: Çince'ye olan tahammülsüzlüğüm sebep olsa gerek ^^

Evet, yılda bir kere izlediği Tayvan dizilerinden birisi var bu sefer yorumlarımda.

bromance taiwanese drama ile ilgili görsel sonucu

Bir falcı, Pi Ya Nuo'nu ailesine, çocukları kız olarak doğduğu için çok şanssız olduğunu, uzun süre yaşamayacağını, 26 yaşından sonra şansının geri döneceğini, bu yüzden de 26 yaşına kadar erkek gibi yaşaması gerektiğini söyler. Zavallı Pi Ya Nuo hayatının tamamını erkek olarak geçirdikten ve 26ncı yaş gününe 3 aycık kalmışken birden bire Du Zi Feng ile karşılaşır. Pi Ya Nuo'nun mükemmel karakterinden etkilenen Du Zi Feng onunla kan kardeşi olur ve ondan ayrılmak istemez. Bu sırada Pi Ya Nuo yavaş yavaş ona aşık olurken hem kız olduğunu açıklayamaz hem de çoktan kan kardeşi olmuştur bile...


Erkek kılığına giren kız hikayelerini severiz değil mi???

you're beautiful ile ilgili görsel sonucubromance taiwanese drama ile ilgili görsel sonucu

Dizide yukarıdaki fotoda da göreceğiniz gibi, You're Beautiful'u andıran bir şeyler var. Zaten aynı şekilde 3 erkeğin arasına erkek kılığında giren bir kız hikayesi de var. Karakterler pek benzemiyor, senaryo da elbet farklı ama yine de benzerlik bol bol...

İlgili resim

Başrolde Du Zi Feng rolünde Chen Baron diye bir arkadaşımız var. Açıkçası bu dizide kimseyi tanımıyorum çünkü Çince'ye olan sevgisizliğimden dolayı o dilde dizi izlemiyorum genelde. Ama bu çocuğu çok beğendim!!!

Böyle çok yakışıklı olmayıp, bakışlarıyla mimikleriyle ses tonuyla falan karizma patlaması yaşayan adamlar vardır yaa, onlardan bu da. Böyle buram buran feromon salıyor sanki, erkek erkek yani! Of cidden beğendim yaa hahhaaa. Hem Chen Bolin'i hem de karakteri olan Du Zi Feng'i!

Gözüm üstünde olacak bundan sonra!

bromance taiwanese drama ile ilgili görsel sonucu

Erkek olarak yaşayan Pi Ya Nuo (evet paya piyano kızın adı) rolünde de Lai Megan var. Açıkçası şimdiye kadar  erkek rolü oynayan aktrislerden en iyisi diyebilirim. Özellikle ilk bölümlerde baya bayaa erkekti yani! Sonra karakter Du Zi Feng'e aşık oldukça bi saçmaladı utanmalar, nazlanmalar, kafayı göğse gömmeler falan başladı ama bunu Piyano'nun akılsızlığı olarak görüyorum. Lai Megan aşırı başarılıydı. 

Hatta bir adım ileriye gidiyorum, erkek olduğu sahnelerde kız olduğu sahnelerden daha doğal ve güzeldi.

Ama sonra kamera arkasını izleyince de farkettim ki normalde de çok feminen bir kadın değilmiş kendisi. Devamlı çirkin suratlar yapan, kaba davranan, kendiyle barışık, büyük hareketler yapan bir kadın.

İlgili resim

Allahım bu ikisinin bir uyumu vardı ki dağlar yerinden oynar! BA-YIL-DIM!!!! 

Nasıl bir kimya, nasıl bir çekim anlatamam. Hele sevgili olduklarından sonraki her sahne izlemeye doyulamayacak cinsten romantik, aşk dolu, kıskanılacak cinstendi. 

Önceden ikisi başka bir dizide de baş rol olmuşlar ve orda beğenilmişler ki bu diziyi çekmişler. Zaten Tayvan'da da dizi koparmış herkesi yani. Çift olarak yıkmışlar ortalığı. Doğru yani, hak verdim. Çok tatlılardı birlikte.

bromance taiwanese drama ile ilgili görsel sonucu

Bu arada kamera arkasını izlediğimde gördüm ki, bence bunlar kesin sevgili. Yani şöyle ki: mesela öpüşme yada sarılma sahnelerine ara verildiğinde bile bunlar asla pozisyon bozmadan, göt göte oturuyorlar, her dakka yapışıklar birbirine falan. Yada başka bir sahnede doğaçlama olarak olmayan bir yakınlık, temas sokuşturuyorlar araya. Yada her an dokunarak, birbirlerini tutarak, öpmeli şakalaşmalar falan dönüyor ortada. Yani bence diziyi izleyenler kamera arkasına da bi göz atsın çünkü orası da bambaşka bir romantik komedi dizi gibi hahahaha^^

İlgili resim

Diziyle ilgili tek eleştirim şu: güzelim yan rolleri hiç efektif kullanamadılar. Yani arka plandaki ilişkiler çok üstün körü işlendi, aşklara pek önem verilmedi, karakterler silik kaldı. Halbuki her birisi birbirinden eğlenceliydi.

Ha bir de Tayan dizisi olmasından mütevellit cidden izlememi zorlaya bir Çince vardı ki yapacak bişey yok tabi o konuda^^ Yinede de dizi çok akıcı ve güzel olduğundan minimum rahatsızlık diyebilirim. Umarım Kore bir an önce uyarlar bu diziyi.

İlgili resim

18 bölümlük bu diziyi ben gerçekten çok beğendim! Musmutlu da bir sonu var resimden belli olacağı üzre. Sevgili Kore dizisi sever arkadaşlarım: bu Tayvan dizisine bir şans vermenizi öneririm. Hem de güzel bir romantik komediyi sokuşturmuş olursunuz izleme listenizin arasına. Kafa dağıtıcı, sevimli, akıp giden bir dizi.

Ayrıca da tekrar belirtmek istiyorum ki başroldeki Chen Baron iyi bir keşif bence! Gözüm cidden üzerinde!



15 Mayıs 2017 Pazartesi

İzledim: Voice

Yazıya başlarken, dizideki profesyonel psikopatımız Mo Tae Gu'ya selam göndererek şu şarkıyı ekliyorum. Diziyi izleyenler iç ürpertisiyle, izlemeyenler huzurla dinleyerek okuyabilirler yorumumu^^


.
.
.

voice drama ile ilgili görsel sonucu

Polis Kang Gwon Joo çocukluğunda geçirdiği bir kaza sonucu, normal bir insanın duyamayacağı sesleri bile duyup ayırt edebilmektedir. Karakolun çağrı merkezinde polis olarak çalışan Kang Gwon Joo, bu yeteneği sayesinde kendi babasını öldüren katille Moo Jin Hyuk'un eşini öldüren katilin aynı kişi olduğunu anlar. İnsan üstü duyma yeteneği olan Kang Gwon Joo ve her türlü suçluyu yakalayabilen başarılı bir dedektif olan Moo Jin Hyuk birlikte çalışarak kendi aileleri dışında da sayısız kişiyi öldüren bu seri katili yakalamaya çalışırlar. 

İlgili resim

Woahhhhh! demek istiyorum! Jang Hyuk yine akıl almaz oyunculuğuyla diziyi kopardı gitti. Böyle bir adam yok ya... İlk bölümde, karısının cesedi yanındaki oyunculuğu zaten ipucunu vermişti sanırım. Son ana kadar hayranlıkla izledim. Nasıl bir oyuncu bu???

Özellikle aksiyon sahneleri... Sanırım şimdiye kadarki en aksiyon dolu rolüydü. Kamera arkalarını izleyerek gördüm ki hiç dublör kullanmadan, saatlerce dövüş hareketlerinin provasını alarak her bir sahneyi kendisi büyük bir itinayla ve efor sarf ederek çekmiş. Ayakta alkışlıyorum gerçekten!

İlgili resim

Bana kalırsa Jang Hyuk'un karşısına Lee Ha Na pek de yakışmamıştı. Karakter de öyle olabilir elbet ama, Lee Ha Na çok donuk, mimiksiz, sıkıcıydı. Ses tonu bile o kadar tek düzeydi ki, Iphone Siri'nin ondan daha duygu dolu olduğunu söyleyebilirim. Çok ciddiyim. Aşırı duygusuzdu. Ne siniri, ne üzüntüsü yoktu... Bay geldi bu kadından.

İlgili resim

Dizinin ilk bölümü. Yüzünü göremediğimiz cüppeli psikopat bir katil, sevinerek, mutlu olarak ve hatta gülerek hevesle birilerini öldürüyor. Katil kim bilmiyoruz.

Yeminle söylüyorum, oyuncu kadrosunu hiç bilmeden gözümde canlanan ilk insan Kim Jae Wook oldu.  Neden bilmiyorum ama, o an adı aklıma gelmese de direk yüzü gözümün önüne geldi. dizinin ortalarında anca gördük yüzünü ve ben kendimle anlamsız bir gurur duydum^^

Jang Hyuk'tan sonra dizinin ikinci bel kemiği diyebilirim sanırım. Bu kadar gerçekçi psikopat katil rolü yapılamaz... Her mimiği, sesinin her tonu birbirinden mükemmeldi. Nasıl bayıldım anlatamam. Özellikle klasik müzik dinleyerek kurbanlarını hayal ettiği o sahneler ve Kang Gwon Joo'nun evine girip, kendisini yakalamak için oluşturduğu tabloyu gördüğündeki sevinci beni şok etti. Böyle bir adam olamaz diye! Gerçekten oyunculukta zirve yaptı diyebilirim!

İlgili resim

Dizi baştan sona aksiyon, kanlı sahneler, tüyler ürpertici cinayet ve bir dolu başka suç hikayesiyle dolu. Bölümler ilerledikçe gerim gerim gerilip nefesimi tutarak izlemeye başladım. Kore'de yayınlanırken bir kaç defa uyarı da almış dizi zaten aşırı kanlı ve vahşet dolu sahnelerinden dolayı. Yine de gerçekçilikten ödün vermek istemeyip dizinin saatini ileri almışlar ve izleyici kitlesini +15'ten +19'a çekmişler. Öyle özenle yapmışlar bu işi yani. Çok izlensin, aman uyarı almasın diye hiçbir sahneden kesinti yapmamışlar.

İlgili resim

İlk bölümden son bölüme kadar hevesle bekledim şu ikisinin arasında bi şey olucak diye de olmadı ya ben ona yanarım... Bayaa bayaa gram romantizm olmayan diziyi izledim. Ben ki 'romantizm dizilerin tuzu biberidir, tema ne olursa olsun bir damla olmalıdır' diyen kız, heyecanla izledim bitirdim ya diziyi... O zaman Defendant'a da bir fırsat vermem gerekir sanırım öyle değil mi? Hihiihi^^

voice drama shin dae sik and park eun soo ile ilgili görsel sonucu

Hayır en azından şu iki bızdığın mutlu sonunu görebilseydik...

voice drama golden team ile ilgili görsel sonucu

Bana göre dizinin en büyük eksiği, böyle güzel bir Golden Team kurulmuşken ekibin içine azıcık espri, bir iki komik sahne koyulmamasıydı. Yani Kang Gwon Joo'nun dizi boyunca tek bir kez bile yüzü gülmedi ya diyorum. Zaten duygusuz rol, mimiksiz oyuncu koymuşsunuz... Azıcık, miniminnacık bi sevimlilik olaydı iyiydi.

Yani bir tutam romantizmle bir tutam komedi olsaydı (öyle kah kah demiyorum da hani karakterler arasında ufak esprili anlar olur yaa öyle) tam olurdu sanki.

Bir de tüm olaylar çözülüp katil Mo Tae Gu yakalandıktan sonra, akıl hastanesinde neden öyle bir olay oldu (olayı söylemicem tabi) anlayamadım... Bende mi sorun?

voice drama golden team ile ilgili görsel sonucu

Dizinin en sonunda, dizi boyunca ölen herkesi anarak, 'tüm bu insanlar bizlerin aileleri ve komşularıydı. toplumumuzda bu altın saat içerisinde daha fazla kişi kaybetmememiz için bu dizi çekilmiştir. etrafımızda daha fazla haksız ve talihsiz ölümlerin olmamasını diliyoruz.' notuyla bitirmeleri süperdi!

NOT! Altın saat, dizide, kurbanların 112'yi aradıktan sonra kurtarılması için harekete geçilen zaman dilimiydi.

Şöyle bir toparlarsak, her bölümdeki hikayeler ayrı ayrı mükemmelken ana mevzu kan donduracak şekilde heyecanlıydı.  Tırnaklarımı yiyerek izledim desem yeridir. Yukarıda dediğim gibi, baharatı eksikti azcık sanki o kadar. Yoksa cidden çok lezzetli bir dizi^^

8 Mayıs 2017 Pazartesi

İzledim: Trot Lovers

Blogumdan silinen son dizi. Hepsini bi şekilde baştan yayınladım çok şükür, bitti. Yazıya dokunmadım, o anki duygularım değişmesin diye. Teee 2014'te geç kalmışım diziyi izlemeye düşünün yani^^ Benim için güzel izleri bırakan bir dizi oldu şimdi düşününce. Özellikle Kore trot müziğiyle ilk tanışmamı ve sevmem sağlayan dizi de diyebilirim. Sonda tavsiye etmişim ama şimdiden tavsiye ederek başlayayım^^


Evet evett biliyorum, çoook geç kaldım bu diziyi izlemek için. Ama izlenecekler listem öylesine kabardı ki, sıralamam şaştı. 2014 bitmeden güzel bir değerlendirme yapabilmek için hemmen Trot Lovers ı listenin başına aldım. İyiki de yapmışım!!!


Dizide bir kez daha büyük aşklar nefretle başlar tezinin kanıtlandığını görüyoruz =)) Pop müziğin kral Jang Joon Hyun ve trot müziğe yeni başlayan Choi Chun Hee, birbirleriyle vakit geçirmek zorunda kalınca zamanla birbirlerine aşık olurlar. Klasik =)


Dizinin konusu çok güzeldi. Böyle klişe bi hikayenin işleniş şeklini de beğendim. Ama dizinin en güzel yanı trot şarkılardı. Trot müzik geleneksel Kore müziğine verilen isim. Şimdiye kadar sadece 1-2 şarkı duymuştum. Bu diziden sonra daha çok dinleyeceğim kesin =)


Diziyle ilgili bikaç yoruma gelecek olursaaaaakk...


Joon Hyun'un kaza sonucu hafızasını kaybedip aşık olduğu kadının Chun Hee olduğunu unutması, bundan faydalanan eski sevgilisi Soo In'in de hala sevgililermiş gibi davranması, Chun Hee'nin de Joon Hyun'a travma yaratmamak için gerekleri anlatmaması kısmı tamamen ama tamamen Fated to Love You'ya benziyordu. Ve hatta Chun Hee'yi seven ve herşeye rağmen bekleyen aşırı iyi kalpli Geun Woo karakteri bile aynen vardı Fated to Love You'da.


Park Soo In. Joon Hyun'un eski sevgilisi. Tam bir kıskançlıklar prensesi. Bu karakterin varlığına inanamadım. Yani kendini beğenmiş, kıskanç bir kız olmakla kötü kalpli bir katil olmak arasında çoook kalın bir çizgi var bence arkadaşlar. Bu kız Chun Hee'nin işinde ilerlemesini, eski sevgilisi Joon Hyun'la birlikte olmasını ve kendi hoşlandığı şirket başkanı Geun Woo'nun Chun Hee'den hoşlanmasını çekemedi. Bu yüzden de ona kötülük yaptı, tuzak kurdu, iftira attı falan derim sanıyorsunuz değil mi? Hayır bayaa öldürmeye çalıştı. Yani kimilerine pek anormal gelmemiştir belki ama bana geldi çünkü dizinin başında her ne kadar 2. kadın karakter olsa da bu kız bana iyi kalpli gibi gelmişti. Hayat şartları, etrafındaki insanlar (özellikle annesi) yüzünden bazı pislikler yapacağını biliyodum ama yok efendim kız bayaa bildiğin şeytan çıktı. Haa dizinin sonunda da melake oluşu enteresandı tabii.


Choi Chun Hee'ye bayıldım. Yanlış hatırlamıyorsam Jung Eun Ji'nin başka bir dizi yada filmini izlemedim. Oyunculuğunu, sevimliliğini, sesini... Herşeyini çok sevdim.


Jo Geun Woo'ya gelince. Yine nasıl kız onu seçmedi inanamadım. 4-4'lük erkek modeliydi. Ama söylemeliyim ki bu dizide bana çok garip gelen bir şey vardı. O da Shin Sung Rok'u iyi kalpli bir adam rolünde izlemekti. Yani My Love From Another Star'daki haline o kadar adapte olmuşum ki sanki her an bir pislik yapacakmış gibi tetikte izledim =)) Yazık oldu karaktere aslında ama yine de çok sevdim. O kadar kötü bir adamdan sonra bu kadar iyi birisi olması hem hoşuma gitti hem de ters köşe oldu =)


En önemli yorumu en sona sakladım =)) Arkadaşlar, canlar, kukiler... Güzelim Ji Hyun Woo ne hale gelmiş allaşkına!!!! Ben Queen In Hyun's Man i büyük bi zevkle izlemiş ve bayılmıştım. Sen ordaki güzelim adamı al, saçlarını özenti sarısına boya. Karizmasını yerle bir et. Olacak şey mi canım?!? Hiç ama hiç beğenmedim. Allahtan şirin bir şey de gözüme bikaç bölüm sonra pek batmadı =))


Bir de Ji Hyun Woo'nun çok güzel bir özelliği var. Birlikte oynadığı kadın karakter kim olursa olsun öyle bir rol yapıyor ki, bunlar kesin gerekte de sevgili, ayyy nasıl da aşık aşık bakıyo diyosunuz içinizden =)) Gerçi Queen In Hyun's Man deki rol arkadaşı Yoo In Na yla cidden birliktelerdi ama olsun, burda da aynı duyguyu verdi bana. 


Gördüğünüz üzre kukiler, ben bu diziyi sevdim. Ya Melly herşeyini eleştirmişsin neresini sevdin allaşkına? diyorsanız demeyin! Ben herşeyi eleştiririm. Ama çok severek, merakla izledim. Bitince de üzüldüm. Demekki güzelmiş =))

Kendinize iyi bakın kukiler.


Görüşürüzzz....